Omurga Enfeksiyonu (Spondilodiskit): Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Paylaş

Omurga enfeksiyonu (spondilodiskit), omurlar arasındaki diskin ve komşu omur kemiğinin mikroplarla iltihaplanmasıdır. Enfeksiyon çoğunlukla kan yoluyla omurgaya ulaşır; bazen ise bir omurga ameliyatının ardından ortaya çıkar. Nitekim hastalık nadirdir; ancak geç kalınırsa omurgayı çökertir ve omuriliğe baskı yaparak felce yol açar.

Ancak hastalığın en sinsi yanı belirtilerinin sıradan bel ağrısına benzemesidir. Bu yüzden hastaların çoğu haftalarca fıtık ya da kas ağrısı tedavisi görür.

Hastalar en çok şu üç soruyu sorar: hekim omurga enfeksiyonunu nasıl anlar, hastalık antibiyotikle geçer mi ve ameliyat ne zaman gerekir? Dolayısıyla bu yazı üç soruya sırayla yanıt verir. Ayrıca enfeksiyonun bel fıtığı ve omurga tümöründen nasıl ayrıldığını açıklar.

Bu sayfa omurga enfeksiyonunun nedenlerini, tiplerini, belirtilerini, tanı basamaklarını ve antibiyotikten cerrahiye uzanan tedavi seçeneklerini anlatır. Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak’ın omurga cerrahisi deneyimi özellikle ameliyat kararı bölümüne yön verir.

Omurga Enfeksiyonu Nedir?

Omurga enfeksiyonu, bakteri ya da mantarların omur kemiğine, diske veya omurilik zarının çevresine yerleşmesidir. Başka bir deyişle vücudun başka bir yerindeki mikrop kan dolaşımıyla omurgaya taşınır ve orada çoğalır. Böylece disk erir, kemik yumuşar ve çevrede iltihap birikir.

Tıp dilinde bu tablo tutulan yapıya göre farklı adlar alır. Nitekim hekimler diskin iltihabına diskit, omur kemiğinin iltihabına osteomiyelit adını verir. Ancak ikisi neredeyse her zaman birlikte ortaya çıkar; bu yüzden hekimler “spondilodiskit” terimini kullanır.

Enfeksiyon omurganın her bölümünde ortaya çıkar; ancak en sık bel bölgesini tutar. Çünkü bel omurları kan akımının en yoğun olduğu ve yükün en çok bindiği bölgedir. Sırt bölgesi ikinci, boyun bölgesi ise üçüncü sırada gelir.

Omurga Enfeksiyonu Hangi Yapıları Tutar?

Enfeksiyonun yeri hem belirtiyi hem tehlikeyi belirler. Bu yüzden hekim MR raporunda tutulan yapıyı özellikle arar. Aşağıdaki tablo dört ana tutulum tipini karşılaştırır:

Tutulum tipi Etkilenen yapı Öne çıkan belirti Başlıca tehlike
Diskit İki omur arasındaki disk Hareketle artan derin bel ağrısı Diskin erimesi, omurların birbirine yaklaşması
Omur osteomiyeliti Omur gövdesi (kemik) Gece ağrısı, ateş, kilo kaybı Kemiğin çökmesi, kamburluk
Epidural apse Omurilik zarı ile kemik arasındaki boşluk Bacaklarda güçsüzlük, idrar kaçırma Saatler içinde kalıcı felç
Psoas apsesi Omurganın önündeki kalça kası Kalçayı bükük tutma, kasık ağrısı İltihabın karın içine yayılması

Bu dört tablo ise sıklıkla birlikte bulunur. Örneğin diskit ilerledikçe iltihap arkaya sızar ve epidural apse oluşturur. Dolayısıyla hekim tek bir bulguyla yetinmez; omurganın önünü ve arkasını birlikte değerlendirir.

Omurga Enfeksiyonu Neden Olur?

Omurga enfeksiyonunun en sık nedeni, vücudun başka bir yerinden kana karışan bakterilerdir. Örneğin idrar yolu enfeksiyonu, diş apsesi, deri iltihabı ve kalp kapağı enfeksiyonu bu mikropların başlıca kaynağıdır. Ardından kan mikrobu omur kemiğinin zengin damar ağına taşır ve enfeksiyon orada başlar.

Etkenlerin büyük bölümü ise Staphylococcus aureus adlı bakteridir. Ayrıca bağırsak kökenli bakteriler, brusella ve tüberküloz basili de omurgaya yerleşir. Özellikle ülkemizde brusella ve tüberküloz hâlâ önemli bir paya sahiptir; bu yüzden hekim bu iki mikrobu ayrıca araştırır.

İkinci yol ise doğrudan bulaşmadır. Örneğin omurga ameliyatı, bel bölgesine iğne uygulamaları ve delici yaralanmalar mikrobu doğrudan diske taşır. Ameliyat sonrası enfeksiyon nadirdir; ancak cerrahiden sonra haftalarca süren ağrı bu olasılığı akla getirir.

Kimlerde Omurga Enfeksiyonu Riski Yüksektir?

Sağlıklı bağışıklık sistemi kandaki mikrobu çoğunlukla temizler. Bu nedenle hastalık genellikle savunması zayıflamış kişilerde ortaya çıkar. Başlıca risk grupları şunlardır:

  • Şeker hastaları: Yüksek kan şekeri bağışıklık hücrelerini yavaşlatır ve mikrobun kemiğe yerleşmesini kolaylaştırır.
  • Diyaliz hastaları: Damar yolu girişleri kana sık sık bakteri sokar.
  • İleri yaş: Altmış yaş üstünde hem bağışıklık zayıflar hem eşlik eden hastalık artar.
  • Bağışıklığı baskılayan tedaviler: Kortizon, kemoterapi ve romatizma ilaçları savunmayı düşürür.
  • Damar içi madde kullanımı: Kirli iğne mikrobu doğrudan kana verir.
  • Yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyon: Özellikle idrar yolu, deri ve kalp kapağı enfeksiyonları.
  • Yakın zamanda geçirilmiş omurga girişimi: Ameliyat, epidural enjeksiyon ya da lomber ponksiyon.

Buna karşın hastaların bir bölümünde hiçbir risk faktörü bulunmaz. Dolayısıyla açıklanamayan ve geçmeyen bel ağrısı her hastada enfeksiyon sorusunu akla getirir.

Omurga Enfeksiyonu Hangi Belirtileri Verir?

Omurga enfeksiyonunun ana belirtisi, dinlenmekle geçmeyen ve geceleri artan sırt ya da bel ağrısıdır. Ağrı haftalar içinde yavaş yavaş şiddetlenir; sonunda hastayı uykudan uyandırır. Ayrıca hasta omurgasını hareket ettirmekten kaçınır; çünkü her hareket derin bir zonklama başlatır.

Ateş ise şaşırtıcı biçimde hastaların yalnızca yarısında bulunur. Bu yüzden ateşin olmaması enfeksiyonu dışlamaz. Buna ek olarak halsizlik, iştahsızlık, gece terlemesi ve istemsiz kilo kaybı sık eşlik eder.

Enfeksiyon sinir köküne ya da omuriliğe bastığında ise nörolojik belirtiler eklenir. Örneğin bacağa vuran ağrı, uyuşma, güçsüzlük ve idrar kontrolünde bozulma ortaya çıkar. Bu belirtiler epidural apsenin habercisidir; dolayısıyla acil değerlendirme gerektirir.

Boyun bölgesi enfeksiyonunda ise yutma güçlüğü ve kollarda uyuşma öne çıkar. Çünkü iltihap yemek borusunun hemen arkasında birikir.

Hekim Omurga Enfeksiyonunu Bel Fıtığı ve Tümörden Nasıl Ayırır?

Üç hastalık da bel ağrısıyla başlar; ancak seyirleri ve tedavileri tamamen farklıdır. Aşağıdaki tablo hekimin muayenede aradığı ayrım noktalarını gösterir:

Özellik Omurga enfeksiyonu Bel fıtığı Omurga tümörü
Ağrının seyri Haftalar içinde artar, gece uyandırır Ani başlar, oturmakla ve öksürmekle artar Aylar içinde artar, gece uyandırır
Dinlenmeyle Geçmez Çoğunlukla azalır Geçmez
Ateş, terleme Hastaların yarısında var Yok Nadir, kilo kaybı öne çıkar
Kan testleri CRP ve sedimantasyon yüksek Normal Çoğunlukla normal
MR bulgusu Disk ve iki komşu omurda birlikte sinyal değişimi Diskin kanala taşması, omur sağlam Omur gövdesinde kitle, disk çoğunlukla korunur
İlk basamak tedavi Uzun süreli antibiyotik İlaç, fizik tedavi Tümör tipine göre cerrahi, radyoterapi

Tablodaki en değerli ipucu ise MR’daki disk bulgusudur. Nitekim tümör diski neredeyse hiç tutmaz; enfeksiyon ise diskten başlar. Fıtığın ayrıntılarını bel fıtığı sayfasında, kemik kitlelerini ise omurga tümörleri sayfasında ayrıntılı anlattık.

Omurga Tüberkülozu (Pott Hastalığı) Farklı mıdır?

Omurga tüberkülozu, verem basilinin omurgaya yerleşmesidir ve tıp dilinde Pott hastalığı adını alır. Sıradan bakteriyel enfeksiyondan farklı olarak çok yavaş ilerler; nitekim belirtiler aylar hatta yıllar içinde gelişir. Ayrıca basil diski geç tutar, önce omur gövdesinin ön kısmını eritir.

Bu yüzden tüberkülozda omurga öne doğru çöker ve belirgin bir kamburluk oluşur. Buna karşın ateş düşük kalır ve kan testleri yalnızca hafif yükselir. Tedavi ise en az dokuz ay süren çoklu verem ilacıdır; cerrahi ise yalnızca çökme ve sinir basısı olduğunda devreye girer.

Hekim Omurga Enfeksiyonunu Nasıl Teşhis Eder?

Tanının ilk basamağı kan testleridir. CRP ve sedimantasyon hızı enfeksiyonda neredeyse her zaman yükselir; dolayısıyla normal sonuç hastalığı büyük ölçüde dışlar. Buna karşın beyaz küre sayısı hastaların yarısında normal kalır.

Görüntülemede altın standart kontrastlı omurga MR’ıdır. Çünkü MR, diskteki ve komşu omurlardaki iltihabı röntgenden haftalar önce gösterir. Ayrıca epidural apseyi ve omurilik basısını doğrudan ortaya koyar.

Röntgen ise değişimi ancak üç dört hafta sonra, kemik erimesi başlayınca gösterir.

Mikrobu bulmak tedaviyi belirlediği için hekim antibiyotik başlamadan önce kan kültürü alır. Ancak kan kültürü hastaların yalnızca yarısında etkeni gösterir. Kültür temiz kalırsa hekim BT eşliğinde iğne biyopsisiyle diskten örnek alır.

Aşağıdaki tablo tanı basamaklarını ve her birinin sorusunu özetler:

Basamak Yanıtladığı soru Sınırı
CRP, sedimantasyon Vücutta iltihap var mı? Yeri ve nedenini söylemez
Kontrastlı MR Enfeksiyon nerede, apse ve bası var mı? Mikrobun türünü göstermez
Kan kültürü Mikrop hangisi? Yarı yarıya negatif kalır
Brusella ve tüberküloz testleri Yavaş seyirli etken mi? Sonuç günler sürer
BT eşliğinde biyopsi Kültür negatifse mikrop ve doku tanısı Antibiyotik başlandıysa verimi düşer
Kalp ultrasonu Kaynak kalp kapağı mı? Her hastada gerekmez

Tanı gecikmesi ise bu hastalığın en büyük sorunudur. Nitekim belirtiden tanıya kadar geçen süre ortalama iki üç aydır. Bu nedenle geçmeyen bel ağrısıyla gelen hastada hekim CRP testini erkenden ister.

Hekim Omurga Enfeksiyonunu Nasıl Tedavi Eder?

Omurga enfeksiyonunun temel tedavisi uzun süreli antibiyotiktir. Hekim mikrobu belirledikten sonra ona özgü antibiyotiği önce damardan, ardından ağızdan verir. Toplam süre çoğunlukla altı ila on iki haftadır; çünkü kemik dokusuna ilaç yavaş ulaşır.

Tedavi süresince hasta omurgayı korur; çünkü sert korse ağrıyı azaltır ve zayıflamış omurun çökmesini engeller.

Ayrıca hekim CRP değerini iki üç haftada bir ölçerek tedaviye yanıtı izler. CRP düşmüyorsa antibiyotiği değiştirir ya da ameliyatı gündeme alır.

Ağrı kontrolü ve beslenme de tedavinin parçasıdır. Çünkü iltihap vücudun protein deposunu hızla tüketir. Şeker hastasında ise kan şekerini düzenlemek antibiyotiğin başarısını doğrudan artırır.

Omurga Enfeksiyonunda Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Hastaların büyük çoğunluğu yalnızca antibiyotikle iyileşir. Ancak beş durumda cerrah ameliyatı erteleyemez:

  • Nörolojik kayıp: Bacaklarda güçsüzlük, uyuşma ya da idrar kaçırma başladığında cerrah omuriliği saatler içinde baskıdan kurtarır.
  • Büyük apse: Antibiyotik apse duvarını geçemez; bu yüzden cerrah apseyi boşaltır.
  • Omurganın çökmesi: Kemik eriyip omurga eğrildiğinde ise cerrah omurgayı vida ve kafes sistemiyle sabitler.
  • Antibiyotiğe yanıtsızlık: Uygun tedaviye rağmen ağrı ve CRP gerilemiyorsa cerrah iltihaplı dokuyu temizler.
  • Tanı belirsizliği: Biyopsi sonuç vermediğinde ise açık cerrahi hem tanı hem tedavi sağlar.

Aşağıdaki tablo tedavi seçeneklerini amaç ve uygulama açısından karşılaştırır:

Seçenek Amaç Kimde uygun Süre
Antibiyotik ve korse Mikrobu yok etmek, omurgayı korumak Nörolojik kaybı ve çökmesi olmayan çoğu hasta 6 ila 12 hafta
Perkütan apse drenajı Apseyi iğneyle boşaltmak Kemik sağlam, apse ulaşılabilir yerde Tek seans, günübirlik
Dekompresyon ve debridman Omuriliği rahatlatmak, ölü dokuyu temizlemek Epidural apse, nörolojik kayıp 2 ila 3 saat
Debridman ve füzyon Eriyen omuru kafes ve vidayla yeniden kurmak Çökme, eğrilik, dengesiz omurga 3 ila 5 saat

Hastalar sıklıkla “iltihaplı omurgaya vida takar mısınız” diye sorar. Günümüzde cerrah iltihaplı dokuyu iyice temizledikten sonra titanyum sistemleri güvenle kullanır. Çünkü titanyum yüzeyinde bakteri zor tutunur ve omurgayı sabitlemek iyileşmeyi hızlandırır.

Enfeksiyona bağlı çökme, kemik erimesine bağlı çökmeyle karışır; ancak yaklaşım farklıdır. Nitekim cerrah, omurga çökme kırığında kullandığı çimento enjeksiyonunu enfeksiyonlu omura uygulamaz. Bu yüzden cerrah çökmenin nedenini önce netleştirir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Nasıl İlerler?

Ameliyat enfeksiyonu bitirmez; yalnızca antibiyotiğin işini kolaylaştırır. Bu nedenle hasta cerrahiden sonra da antibiyotiğe planlanan süre boyunca devam eder. Ayrıca cerrah ameliyatta aldığı doku örneğini kültüre gönderir; böylece sonuç antibiyotiği yeniden şekillendirir.

Hasta çoğunlukla ameliyatın ertesi günü korseyle ayağa kalkar. Hastanede kalış süresi genellikle beş ila on gündür; ancak damar yolu antibiyotiği bu süreyi uzatır. Ardından fizyoterapi sırt ve karın kaslarını güçlendirir.

Nörolojik kayıpla ameliyata giren hastada ise iyileşme baskının süresine bağlıdır. Nitekim güçsüzlük başladıktan sonraki ilk saatlerde yapılan dekompresyon en iyi sonucu verir. Bu konudaki ayrıntıları omurilik yaralanması sayfasında bulabilirsiniz.

Füzyon ameliyatı geçiren hastada ise kemiğin kaynaması altı ila on iki ay sürer. Bu süre boyunca hekim aralıklı röntgen ve BT ile kaynamayı izler. Sigara kaynamayı belirgin geciktirir; bu nedenle hasta bu dönemde sigaradan uzak durur.

Hangi Belirtiler Acil Değerlendirme Gerektirir?

Omurga enfeksiyonu genellikle haftalar içinde ilerler. Ancak epidural apse saatler içinde felce yol açar ve gecikme kalıcı hasar bırakır:

Aşağıdaki belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurun:

  • Bel ya da sırt ağrısına eklenen bacaklarda güçsüzlük veya yürüme güçlüğü
  • İdrar ya da dışkı kontrolünün bozulması, kasık çevresinde uyuşma
  • Ağrıyla birlikte 38,5 derece üstünde ateş ve titreme
  • Omurga ameliyatından sonra yaradan akıntı, kızarıklık ve artan ağrı
  • Boyun ağrısıyla birlikte yutma güçlüğü ve kollarda kuvvet kaybı
  • Diyaliz, şeker hastalığı ya da bağışıklık baskılayan ilaç kullanan kişide yeni başlayan şiddetli bel ağrısı

Bu belirtilerin nedeni omurilik ya da sinir köklerine baskı yapan iltihaptır. Dolayısıyla acil MR ve gerekirse aynı gün ameliyat gerekir. Beyindeki iltihap birikimini ise beyin apsesi sayfasında ayrıca anlattık; iki hastalık aynı mikrop kaynağından doğar.

Omurga Enfeksiyonu Tekrarlar mı?

Uygun sürede ve dozda antibiyotik alan hastaların büyük çoğunluğu tamamen iyileşir. Ancak tedaviyi erken bırakmak nüksün başlıca nedenidir. Bu yüzden hekim antibiyotiği CRP normale dönene ve MR bulguları gerileyene kadar sürdürür.

Nüks riski özellikle şeker hastalığı, diyaliz ve bağışıklık baskılanmasında yükselir. Ayrıca kaynağı bulunmayan enfeksiyon yeniden ortaya çıkar. Örneğin tedavi edilmemiş bir diş apsesi ya da kalp kapağı enfeksiyonu omurgayı ikinci kez tutar.

İyileşen omurgada disk aralığı çoğunlukla daralır; sonunda iki omur kendiliğinden kaynar. Bu kaynama ağrıyı azaltır; ancak o seviyede hareket kaybolur. Hastaların bir bölümünde ise kronik mekanik bel ağrısı kalır ve fizik tedavi gerektirir.

Korunmanın temeli ise kaynağı kurutmaktır. Örneğin şeker kontrolü, düzenli diş bakımı, idrar yolu enfeksiyonlarının tam tedavisi ve damar yolu hijyeni riski belirgin düşürür.

Omurga Enfeksiyonu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Omurga enfeksiyonu bulaşıcı mıdır?

Hayır, omurga enfeksiyonu kişiden kişiye bulaşmaz. Çünkü mikrop hastanın kendi vücudundaki bir kaynaktan kan yoluyla omurgaya ulaşır. Tek istisna tüberkülozdur; çünkü akciğer tutulumu da olan hastada verem solunum yoluyla bulaşır. Ancak yalnızca omurgayı tutan tüberküloz bulaştırıcı değildir.

Spondilodiskit tedavisi ne kadar sürer?

Antibiyotik tedavisi çoğunlukla altı ila on iki hafta sürer. Hekim ilk iki üç hafta ilacı damardan, sonrasını ağızdan verir. Brusella ve tüberkülozda ise süre altı aydan on iki aya uzar. Hekim süreyi CRP değerine ve kontrol MR’ına göre belirler; dolayısıyla sabit bir takvim yoktur.

Ateşim yok, yine de omurga enfeksiyonu olur mu?

Evet, hastaların yaklaşık yarısında ateş bulunmaz. Özellikle yaşlı, şeker hastası ve bağışıklığı zayıf kişilerde ateş sık sık eksik kalır. Bu yüzden hekim geçmeyen bel ağrısında ateşe değil CRP ve sedimantasyon değerlerine bakar. Sonuç olarak iki test de yüksekse MR ister.

Omurga enfeksiyonu felç yapar mı?

İltihap omurilik kanalına sızarsa omuriliğe baskı yapar ve felce yol açar. Hekimler bu tabloya epidural apse adını verir. Ancak erken tanı alan ve zamanında tedavi gören hastalarda felç nadirdir. Bacaklarda güçsüzlük ya da idrar kaçırma başlarsa hasta aynı gün acil servise gider; çünkü ilk saatlerde yapılan ameliyat kaybı geri kazandırır.

Omurga enfeksiyonuna hangi doktor bakar?

Tanı ve ameliyat kararı için beyin ve sinir cerrahisi ya da omurga cerrahisi uzmanına başvurun. Antibiyotik seçimini ise enfeksiyon hastalıkları uzmanı yönetir; dolayısıyla iki bölüm hastayı birlikte izler. Ayrıca tüberküloz şüphesinde göğüs hastalıkları, kalp kapağı kaynağında kardiyoloji devreye girer.

Bel fıtığı ameliyatından sonra enfeksiyonu nasıl fark ederim?

Ameliyattan sonra önce azalan ağrının iki dört hafta içinde yeniden şiddetlenmesi en önemli işarettir. Ayrıca yarada kızarıklık, akıntı ve düşük ateş eşlik eder. Buna ek olarak CRP değeri normale indikten sonra yeniden yükselirse hekim enfeksiyondan şüphelenir. Kontrastlı MR ameliyat sonrası değişiklikleri enfeksiyondan ayırır.

Brusella omurgayı tutar mı?

Evet, brusella ülkemizde omurga enfeksiyonunun önemli nedenlerindendir. Çiğ süt ve taze peynir tüketimi ya da hayvancılıkla uğraş öyküsü hekimi uyarır. Brusella özellikle bel omurlarını tutar ve yavaş ilerler. Tedavi en az üç ay süren ikili ya da üçlü antibiyotiktir; cerrahi nadiren gerekir.

Omurga enfeksiyonunda korseyi ne kadar süre takmalıyım?

Hasta korseyi genellikle antibiyotik tedavisi boyunca, yani altı ila on iki hafta takar. Çünkü amaç zayıflamış omurun çökmesini önlemek ve ağrıyı azaltmaktır. Hekim kontrol MR ve röntgende omurganın sağlamlaştığını görünce korseyi kademeli olarak bırakır. Füzyon ameliyatı geçiren hastada ise süre cerrahın kararına bağlıdır.

Biyopsi antibiyotikten önce mi alınır?

Mümkünse evet; çünkü antibiyotik başlandıktan sonra kültürde mikrop üreme olasılığı belirgin düşer. Bu yüzden hasta durumu stabilse hekim kan kültürü ve biyopsi sonuçlanana kadar antibiyotiği bekletir. Ancak ateşle birlikte genel durum bozukluğu ya da nörolojik kayıp varsa beklemez; örnekleri alıp tedaviye hemen başlar.

İyileşen omurgada ağrı tamamen geçer mi?

Enfeksiyon ağrısı tedaviyle geçer; ancak hastaların bir bölümünde mekanik bel ağrısı kalır. Çünkü eriyen diskin yerinde omurlar kaynar ve o seviye sertleşir. Bu ağrı hareketle artar, dinlenmekle azalır; ayrıca fizik tedaviye iyi yanıt verir. Buna karşın gece uyandıran ağrının geri dönmesi nüksü düşündürür ve yeniden CRP ölçümü gerektirir.

Uzman Değerlendirmesi için Randevu Alın

Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak ile görüşün.

WhatsApp ile Randevu

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kesin tanı ile tedavi planı için mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi ya da enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurun. Bel ağrısına eklenen bacak güçsüzlüğü, idrar kaçırma ya da yüksek ateş durumunda vakit kaybetmeden en yakın acil servise gidin.

Paylaş
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK