Omurga Füzyon Ameliyatı (Bele Platin Takılması): Ne Zaman Gerekir, İyileşme Ne Kadar Sürer?

Paylaş

Omurga füzyon ameliyatı, halk arasında bilinen adıyla bele platin takılması, iki ya da daha fazla omurun vida ve çubuklarla sabitlenip birbirine kaynatılmasıdır. Böylece cerrah hareketli ve ağrılı bir omurga bölümünü tek bir kemik bloğuna dönüştürür. Sonuçta kayan, kırılan ya da dengesini yitiren omurga yeniden sağlam bir taşıyıcıya dönüşür.

Ancak “platin” sözcüğü yanıltıcıdır. Çünkü omurgaya takılan malzeme platin değil, titanyum alaşımıdır. Nitekim titanyum hafiftir, paslanmaz, vücutla uyumludur ve MR çekimine engel olmaz.

Hastalar en çok şu üç soruyu sorar: bele platin takılması şart mı, iyileşme ne kadar sürer ve platin ömür boyu kalır mı? Dolayısıyla bu yazı üç soruya sırayla yanıt verir. Ayrıca füzyonun hangi hastalıkta gerektiğini, hangisinde gerekmediğini açıklar.

Bu sayfa füzyon ameliyatının amacını, kullanılan malzemeleri, yöntemleri, iyileşme takvimini ve olası sorunları anlatır. Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak’ın omurga cerrahisi deneyimi özellikle “füzyon gerekli mi” bölümüne yön verir.

Omurga Füzyonu Nedir?

Omurga füzyonu, iki komşu omur arasındaki hareketi kalıcı olarak ortadan kaldıran cerrahi işlemdir. Başka bir deyişle cerrah iki ayrı kemiği kaynatarak tek kemik yapar. Nitekim kırık bir kolun alçıda kaynaması gibi, omurlar da uygun koşullarda birbirine kaynar.

Bu kaynamayı sağlayan asıl unsur kemik greftidir, vida değildir. Nitekim vida ve çubuk yalnızca geçici bir iskele görevi görür. Bu yüzden cerrah omurların arasına kemik parçaları yerleştirir; ayrıca vidalarla bölgeyi hareketsiz tutar. Böylece kemik greft altı ila on iki ayda komşu omurlarla bütünleşir.

Kaynama tamamlanınca yükü artık vidalar değil, yeni oluşan kemik köprü taşır. Dolayısıyla vidaların ömrü ile ameliyatın başarısı ayrı şeylerdir. Buna karşın kaynama olmazsa vidalar yıllar içinde yorulur ve gevşer.

Bele Takılan Platin Aslında Nedir?

Cerrahın kullandığı sistem üç parçadan oluşur: pedikül vidaları, bağlantı çubukları ve gerekirse omurlar arası kafes. Vidalar omurun arkasındaki kalın kemik köprüden (pedikül) omur gövdesine ilerler; çubuklar ise vidaları birbirine bağlar ve bölgeyi sabitler.

Kafes (cage), çıkarılan diskin yerine konan içi boş bir kutudur. Ardından cerrah kafesin içini kemik greftiyle doldurur. Böylece kafes hem omurlar arası yüksekliği korur hem de kaynama için köprü kurar. Aşağıdaki tablo malzemeleri karşılaştırır:

Parça Malzeme Görevi Kalıcı mı
Pedikül vidası Titanyum alaşımı Omuru tutar, çubuğa bağlar Evet; kaynama sonrası yük taşımaz
Bağlantı çubuğu Titanyum ya da kobalt krom Vidaları birleştirir, hizayı korur Evet
Kafes PEEK ya da titanyum Disk boşluğunu doldurur, yüksekliği korur Evet; içinden kemik geçer
Kemik grefti Hastanın kendi kemiği ya da bankadan kemik Asıl kaynamayı sağlar Canlı kemiğe dönüşür
Boyun plağı Titanyum Boyunda önden kafesi sabitler Evet

Titanyum manyetik değildir. Bu yüzden hasta ameliyattan sonra MR çektirir ve havaalanı dedektöründen çoğunlukla sorunsuz geçer. Ayrıca titanyum kemikle dost bir metaldir; nitekim kemik hücreleri zamanla vidanın yüzeyine tutunur.

Omurga Füzyonu Hangi Hastalıklarda Gerekir?

Füzyonun tek amacı vardır: dengesini yitirmiş omurgayı sabitlemek. Dolayısıyla cerrah füzyonu ağrının şiddetine göre değil, omurganın stabil olup olmadığına göre planlar. Aşağıdaki tablo füzyon gerektiren başlıca hastalıkları gösterir:

Hastalık Füzyon neden gerekir Füzyonsuz seçenek var mı
Bel kayması (spondilolistezis) Kayan omur sinir gevşetildikten sonra daha da kayar Kayma sabitse tek başına gevşetme
Dar kanal ile birlikte dengesizlik Geniş kemik alımı omurgayı zayıflatır Dengesizlik yoksa yalnızca kanal genişletme
Omurga kırığı Parçalanan omur yük taşıyamaz, omuriliği tehdit eder Sabit kırıkta korse; çökme kırığında kifoplasti
Tekrarlayan bel fıtığı Üçüncü fıtıkta disk artık taşıyıcı olmaktan çıkar İlk ve ikinci fıtıkta mikrocerrahi yeterli
Omurga tümörü Tümörle birlikte alınan kemik boşluk bırakır Küçük tümörde yalnızca çıkarım
Omurga enfeksiyonu Eriyen omur çöker ve kamburlaşır Erken evrede antibiyotik ve korse
Boyun fıtığı ve boyun dar kanalı Önden alınan disk boşluğunu kafes doldurur Seçilmiş hastada hareketli disk protezi
Deformite (eğrilik, kamburluk) Düzeltilen açı ancak sabitlemeyle korunur Hafif eğrilikte korse ve egzersiz

Tablonun gösterdiği gibi bel fıtığı tek başına füzyon nedeni değildir. Nitekim ilk fıtıkta cerrah yalnızca taşan parçayı alır ve omurga sağlam kalır. Bel kaymasında ise durum tersidir; çünkü kayan omur zaten dengesizdir. Bu ayrımı ayrıca bel kayması sayfasında ayrıntılı anlattık.

Cerrah Füzyon Kararını Nasıl Verir?

Kararın anahtarı hareketli grafidir. Bunun için hasta öne eğilirken ve geriye yaslanırken cerrah iki ayrı film çeker.

Omurlar bu iki filmde birbirine göre kayıyorsa omurga dengesizdir ve füzyon gerekir. Buna karşın kayma yoksa cerrah çoğunlukla yalnızca siniri gevşetir.

İkinci ölçüt sinir basısının kaynağıdır. Örneğin MR sinirin diskten mi, kemikten mi, yoksa kaymadan mı sıkıştığını gösterir. Ayrıca bilgisayarlı tomografi kemik kalitesini ve vida için uygun yolu ortaya koyar.

Üçüncü ölçüt ise hastanın genel durumudur. Örneğin ileri osteoporoz vidaların tutunmasını zorlaştırır; sigara ise kaynamayı yarı yarıya azaltır. Bu yüzden cerrah kemik yoğunluğu ölçümü ister ve sigarayı ameliyat öncesinde bıraktırır.

Cerrah Omurga Füzyon Ameliyatını Nasıl Yapar?

Füzyon ameliyatı genel anestezi altında, çoğunlukla iki ile dört saat sürer. Cerrah omurgaya arkadan, önden ya da yandan ulaşır. Ayrıca yolu hastalığın yerine ve sinirin hangi taraftan sıkıştığına göre seçer.

Bel bölgesinde en sık kullanılan yöntem arkadan girilen TLIF’tir. Bu yöntemde cerrah tek taraftan diski alır, kafes yerleştirir ve pedikül vidalarını takar.

Boyunda ise cerrah çoğunlukla önden girer; ardından diski alır ve kafesi ince bir plakla sabitler. Aşağıdaki tablo başlıca yöntemleri karşılaştırır:

Yöntem Giriş yolu Uygun olduğu durum Öne çıkan yönü
TLIF Arkadan, tek taraf Bel kayması, tekrarlayan fıtık Sinir az çekilir, en yaygın yöntem
PLIF Arkadan, iki taraf Geniş kanal daralması ile kayma Her iki siniri doğrudan gevşetir
ALIF Önden, karın yoluyla Alt bel seviyeleri, geniş kafes gereken hasta Bel kaslarına dokunmaz, büyük kafes
Yan yaklaşım (LLIF) Yandan, böğürden Üst bel seviyeleri, deformite Kanal açılmaz, kan kaybı az
Perkütan vida Ciltten küçük deliklerle Kırık, kanal açmayı gerektirmeyen sabitleme Kas hasarı en az, erken yürüme
Boyun önden füzyon (ACDF) Boynun ön yüzünden Boyun fıtığı, boyun dar kanalı Kısa kesi, 1 ila 2 gün hastanede kalış

Cerrah vidaların yolunu ayrıca ameliyat sırasında cihazla doğrular. Nitekim nöronavigasyon ya da ameliyat içi tomografi vidanın kemik içinde kaldığını gösterir. Ayrıca nöromonitorizasyon sinirlerin elektrik sinyalini sürekli izler; böylece vida sinire yaklaşırsa cihaz anında uyarır.

Boyun bölgesindeki füzyon ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü boyunda sıkışan yapı çoğu zaman omuriliğin kendisidir. Bu tabloyu servikal miyelopati sayfasında ayrıntılı anlattık.

Bele Platin Takıldıktan Sonra İyileşme Nasıl İlerler?

İyileşme iki ayrı takvimde ilerler. Örneğin yara ve kaslar birkaç haftada iyileşir; kemik kaynaması ise altı ila on iki ay sürer. Bu yüzden hasta kendini iyi hissetse bile kaynama tamamlanana kadar bazı kurallara uyar.

Hasta ameliyatın ertesi günü fizyoterapist eşliğinde ayağa kalkar ve yürür. Çünkü erken yürüme pıhtı riskini azaltır ve kasları korur. Hastanede kalış ise çoğunlukla iki ile dört gündür; perkütan yöntemde bu süre kısalır.

Aşağıdaki tablo iyileşme aşamalarını özetler:

Dönem Hasta ne yapar Neye dikkat eder
İlk 3 gün Ayağa kalkar, koridorda yürür Kütük gibi dönerek yataktan kalkar, belini bükmez
İlk 2 hafta Evde günde birkaç kısa yürüyüş Dikiş kontrolü, ağır kaldırmama, uzun oturmama
2 ila 6 hafta Yürüyüş süresini artırır, masa başı işe döner Cerrah önerdiyse korse, araba kullanmaya başlama
6 hafta ila 3 ay Fizik tedavi ve kas güçlendirme başlar Kontrol filmi, bükme ve dönme hareketlerinden kaçınma
3 ila 6 ay Yüzme, bisiklet, hafif spor Kaynamanın filmde başlaması
6 ila 12 ay Ağır iş ve spora kademeli dönüş Tomografide kaynamanın tamamlanması

Ağrının seyri de bilgi verir. Örneğin ameliyat yerindeki kesi ağrısı iki üç haftada azalır; bacak ağrısı ise çoğunlukla ilk günlerde belirgin hafifler. Buna karşın uyuşukluk daha yavaş geriler; çünkü sıkışan sinir aylar içinde toparlar.

Öte yandan sigara ve şeker hastalığı kaynamayı en çok geciktiren iki etkendir. Nitekim sigara içen hastada kaynamama riski iki kata çıkar. Bu yüzden cerrah ameliyattan önce ve sonra en az üç ay sigara yasağı koyar.

Füzyon Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Füzyon büyük bir ameliyattır; ancak günümüzde cerrah risklerin çoğunu önceden görür ve önler. Nitekim en sık sorunlar enfeksiyon, kaynamama ve komşu seviyenin yıpranmasıdır. Aşağıdaki tablo başlıca sorunları, sıklığını ve cerrahın önlemini gösterir:

Sorun Belirtisi Ne zaman görülür Cerrahın önlemi ya da çözümü
Yara enfeksiyonu Kızarıklık, akıntı, ateş İlk 2 ila 4 hafta Koruyucu antibiyotik, gerekirse yara temizliği
Kaynamama (psödoartroz) Aylar sonra geri dönen bel ağrısı 6 ila 18. ay Sigara yasağı, yeterli greft, gerekirse yeniden füzyon
Vida gevşemesi Filmde vida çevresinde açık halka, ağrı Kaynamama ile birlikte Osteoporoz tedavisi, çimento destekli vida
Komşu seviye hastalığı Yıllar sonra bir üst seviyede yeni fıtık ya da kayma 5 ila 10 yıl Gereksiz uzun füzyondan kaçınma, kas güçlendirme
Sinir zedelenmesi Yeni güçsüzlük ya da uyuşma Ameliyat sırasında Nöromonitorizasyon ve navigasyon
Zar yırtığı ve sıvı kaçağı Ayağa kalkınca baş ağrısı İlk günler Onarım ve kısa süreli yatak istirahati

Komşu seviye hastalığı ise hastaların en çok sorduğu sorundur. Çünkü kaynayan bölüm hareket etmeyince yük bir üst ve bir alt seviyeye biner. Ancak bu yıpranma her hastada gelişmez; nitekim düzenli kas egzersizi ve kilo kontrolü riski belirgin azaltır.

Kırık nedeniyle füzyon geçiren hastada ise durum biraz farklıdır. Çünkü cerrah kırık iyileşince bazı hastalarda vidaları çıkarır ve hareketi geri kazandırır. Osteoporoza bağlı çökme kırığında ise cerrah çoğunlukla vida yerine çimento tercih eder; bu yöntemi kifoplasti sayfasında anlattık.

Füzyon mu, Sinir Gevşetme mi, Disk Protezi mi?

Aynı yakınmaya üç farklı cerrahi yaklaşım vardır. Ancak cerrah bunlardan birini hastalığın tipine göre seçer, ameliyatın büyüklüğüne göre değil. Aşağıdaki tablo üç yaklaşımı karşılaştırır:

Özellik Yalnızca sinir gevşetme Füzyon (platin) Hareketli disk protezi
Hareket Korunur O seviyede kalıcı olarak kalkar Korunur
Uygun hasta Fıtık ya da dar kanal, omurga sabit Kayma, kırık, tümör, dengesizlik Genç, tek seviye, kemik sağlam, özellikle boyun
Ameliyat süresi 1 ila 2 saat 2 ila 4 saat 1,5 ila 2,5 saat
Hastanede kalış 1 gün 2 ila 4 gün 1 ila 2 gün
Uzun vadeli risk Aynı seviyede yeniden fıtık Komşu seviye yıpranması Protez aşınması, kemik köprüsü oluşumu

Dar kanal hastaları bu ayrımın en iyi örneğidir. Çünkü omurga sabitse cerrah yalnızca kanalı genişletir ve platin takmaz. Ancak kanal daralması bel kaymasıyla birlikteyse füzyon gerekir. Bu durumu lomber dar kanal sayfasında ayrıntılı anlattık.

Hangi Belirtiler Acil Değerlendirme Gerektirir?

Füzyon sonrası çoğu yakınma beklenen iyileşme sürecinin parçasıdır. Ancak bazı belirtiler enfeksiyon, kanama ya da sinir sıkışması anlamına gelir ve bekleme kabul etmez:

Aşağıdaki belirtilerden biri varsa vakit kaybetmeden cerrahınıza ya da acil servise başvurun:

  • Yara yerinde artan kızarıklık, akıntı ya da 38 derecenin üzerinde ateş
  • Ameliyattan sonra ortaya çıkan yeni bacak güçsüzlüğü ya da ayak düşmesi
  • İdrar yapamama, idrar ya da dışkı kaçırma, kasık bölgesinde uyuşma
  • Bir bacakta ani şişlik, ısı artışı ve baldır ağrısı
  • Ani nefes darlığı ya da göğüs ağrısı
  • Ayağa kalkınca şiddetlenen ve uzanınca geçen baş ağrısı

Üçüncü madde özellikle önemlidir; çünkü idrar kaçırma ve kasık uyuşması omurganın alt ucundaki sinir demetinin sıkıştığını gösterir. Bu yüzden cerrah bu tabloda saatler içinde ameliyathaneye döner.

Omurga Füzyonu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bele takılan platin ömür boyu kalır mı?

Evet, cerrah vidaları çoğunlukla ömür boyu yerinde bırakır. Çünkü kaynama tamamlanınca vidalar yük taşımaz ve hastayı rahatsız etmez. Ayrıca titanyum paslanmaz ve vücutla uyumludur. Ancak vida gevşerse, enfeksiyon gelişirse ya da kırık sonrası hareketi geri kazandırmak gerekirse cerrah vidaları çıkarır.

Belinde platin olan hasta MR’a girer mi?

Evet, titanyum implantlar MR için güvenlidir. Çünkü titanyum manyetik değildir ve cihazın mıknatısı onu çekmez. Ancak metal, vidaların hemen çevresindeki görüntüyü bir miktar bozar. Bu yüzden radyolog metal gölgesini azaltan özel çekim ayarları kullanır ve hastadan implant raporunu ister.

Bele platin takıldıktan sonra ne kadar sürede yürünür?

Hasta ameliyatın ertesi günü fizyoterapist eşliğinde ayağa kalkar ve birkaç adım yürür. Ardından ilk hafta içinde evde bağımsız yürür; ikinci haftadan itibaren ise dışarıda kısa yürüyüşlere çıkar. Çünkü erken yürümek pıhtıyı önler ve kasları korur. Yalnızca eğilme, dönme ve ağır kaldırma kaynama tamamlanana kadar kısıtlı kalır.

Belde platin gevşemesi nasıl belirti verir?

Gevşemenin ilk işareti ameliyattan aylar sonra geri dönen, hareketle artan bel ağrısıdır. Ayrıca filmde vidanın çevresinde açık bir halka görünür ve tomografi vidanın kemik içinde oynadığını gösterir. Nitekim gevşeme çoğunlukla kaynamamanın sonucudur. Bu durumda cerrah osteoporozu tedavi eder ve gerekirse daha kalın ya da çimento destekli vidayla yeniden sabitler.

Füzyondan sonra belim hiç bükülmez mi?

Hayır, yalnızca kaynatılan seviye hareketsiz kalır. Çünkü bel omurgasında beş hareketli seviye vardır; tek seviyeli füzyon toplam eğilme hareketinin küçük bir bölümünü alır. Ayrıca kalça eklemi eğilmenin büyük bölümünü zaten sağlar. Bu yüzden hasta günlük hayatta kısıtlılığı çoğunlukla fark etmez; iki üç seviyeli uzun füzyonda ise fark daha belirgindir.

Platin havaalanı dedektöründe öter mi?

Hayır, titanyum implantlar kapı tipi dedektörlerde çoğunlukla sinyal vermez. Ancak vücut tarayıcıları implantı çoğunlukla görür. Bu durumda görevli yalnızca kısa bir ek kontrol yapar. Hastanın yanında implant kartı ya da ameliyat raporu bulundurması işlemi kolaylaştırır; özel bir izin gerekmez.

Füzyon ameliyatından sonra korse şart mı?

Hayır, korse her hastada şart değildir. Çünkü vidalar zaten sağlam bir iç sabitleme sağlar. Bu yüzden cerrah korseyi çoğunlukla kemik kalitesi düşük hastada, uzun füzyonda ya da hastaya hareket sınırını hatırlatmak için önerir. Korse kullanılacaksa süre genellikle altı ila on iki haftadır; daha uzun kullanım bel kaslarını zayıflatır.

Bele platin takılan hasta nasıl yatmalı?

Hasta ilk haftalarda sırtüstü ya da yan yatar; ayrıca dizlerinin arasına yastık koyar. Buna karşın yüzüstü yatmak beli çukurlaştırdığı için sakıncalıdır. Yataktan kalkarken ise önce yan döner, ardından bacaklarını sarkıtırken kollarıyla gövdesini kaldırır. Bu “kütük dönüşü” beli bükmeden ayağa kalkmayı sağlar.

Füzyon ameliyatı sonrası bacak ağrısı normal mi?

İlk haftalarda hafif bacak ağrısı ve uyuşma normaldir; çünkü uzun süre sıkışan sinir yavaş toparlar. Ayrıca ameliyat sırasında sinirin çekilmesi geçici bir hassasiyet bırakır. Ancak ameliyattan önce olmayan yeni bir güçsüzlük ya da giderek artan ağrı normal değildir. Bu durumda cerrah vidanın konumunu ve sinir kanalını tomografiyle kontrol eder.

Boyuna platin takılması ile bele takılması arasında fark var mı?

Evet, boyunda cerrah çoğunlukla önden girer ve küçük bir plakla tek seviyeyi sabitler. Dolayısıyla bu ameliyat daha kısa sürer ve hasta çoğunlukla ertesi gün taburcu olur. Belde ise cerrah vidaları arkadan takar ve kas hasarı daha fazladır. Ayrıca boyun füzyonu geçici yutma güçlüğü ve ses kısıklığı yapar; belde ise bu sorun yoktur.

Uzman Değerlendirmesi için Randevu Alın

Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak ile görüşün.

WhatsApp ile Randevu

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve tanı ya da tedavi yerine geçmez. Füzyon kararı, yöntem ve iyileşme takvimi her hastada farklıdır; kesin plan için mutlaka bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurun. Ameliyat sonrası ateş, yeni bacak güçsüzlüğü, idrar kaçırma ya da ani nefes darlığı durumunda vakit kaybetmeden acil servise gidin.

Paylaş
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK