Oligodendrogliom Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Paylaş

Oligodendrogliom tanısı aldığınızda aklınızda onlarca soru oluşur. Doğal olarak tümörün ne kadar tehlikeli olduğu, tedavi seçeneklerinin neler olduğu ve yaşam süresinizi nasıl etkileyeceği bu soruların başında gelir. Ancak şu noktayı bilmeniz gerekir: oligodendrogliom, diğer beyin tümörü türlerine kıyasla genellikle daha iyi prognoz sunan bir gliom çeşididir. Özellikle 1p/19q ko-delesyonu taşıması sayesinde bu tümör kemoterapiye son derece duyarlı bir yapı sergiler.

Bu kapsamlı rehberde oligodendrogliomun biyolojik yapısını, WHO 2021 moleküler sınıflandırmasını, belirti haritasını, cerrahi stratejileri ve güncel sağkalım verilerini ayrıntılı biçimde inceleyeceğiz. Nitekim bu bilgiler, tedavi sürecinde bilinçli kararlar vermenize doğrudan yardımcı olacaktır.

Bununla birlikte oligodendrogliom, beyindeki sinir liflerini yalıtkanlayan oligodendrosit hücrelerinden gelişir. Dolayısıyla bu tümör, astrositomlardan farklı bir hücre kökenine sahiptir. Nitekim WHO 2021 sınıflandırması, oligodendrogliom tanısı koymak için IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonunun birlikte bulunmasını zorunlu kılmıştır. Sonuç olarak bu moleküler tanım, tedavi planlamasını kökten değiştirmektedir.

Oligodendrogliom Nedir?

Tanım ve Temel Bilgiler

Oligodendrogliom, santral sinir sisteminde oligodendrosit hücrelerinden köken alan diffuz (yaygın) bir gliom türüdür. Bu hücreler normalde nöron aksonlarını saran miyelin kılıfı üretir. Ancak söz konusu hücrelerdeki genetik değişiklikler kontrolsuz çoğalmaya yol açar ve sonuç olarak tümör oluşur.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2021 sınıflandırması, oligodendrogliom tanımlamasını kökten değiştirmiştir. Buna göre tanı koymak için histolojik görünümün yanı sıra IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonunun birlikte saptanması zorunludur. Dolayısıyla bu iki moleküler belirteçi taşıyan tümörleri oligodendrogliom olarak sınıflandırırken, taşımayanları farklı kategorilere yönlendiriyoruz.

%5
Tüm primer beyin tümörleri içindeki pay
40-60
Ortalama tanı yaşı aralığı
%80+
İlk bulgu olarak nöbet oranı
12-15+
Grade 2 medyan sağkalım (yıl)

Yerleşim Yeri ve Sıklık

Anatomik olarak oligodendrogliomlar büyük çoğunlukla serebral hemisferlerde ve özellikle frontal lobda gelişir. Bunun yanında temporal ve parietal loblar da sık etkilenen bölgeler arasındadır. Dolayısıyla tümörün kortikal yerleşimleri tercih etmesi, hastaların büyük bölümünün ilk belirtisinin epileptik nöbet olması sonuçunu doğurmaktadır.

Epidemiyolojik verilere göre tüm primer beyin tümörleri içinde oligodendrogliomlar yaklaşık yüzde 5’lik bir payı oluşturur. Ayrıca erkeklerde kadınlara kıyasla hafifçe daha sık karşımıza çıkar. Nitekim tümörün yavaş büyüme özelliği sayesinde hastalar uzun yıllar semptom yaşayabilir.

WHO 2021 Sınıflandırması ve Moleküler Belirteçler

IDH Mutasyonu: Oligodendrogliomun Genetik Anahtar Taşı

IDH (izositrat dehidrogenaz) enzimindeki mutasyon, oligodendrogliomun en temel moleküler özelliğidir. Şöyle ki bu mutasyon hücrede 2-hidroksiglutarat (2-HG) birikimine yol açar ve epigenetik değişiklikleri tetikler. Bunun klinik anlamı şudur: IDH mutasyonunun varlığı, tümörün daha yavaş seyrettiğine ve tedaviye daha iyi yanıt vereceğine işaret eder. Dolayısıyla patoloji raporunuzda bu bilginin yer alması büyük önem taşır.

1p/19q Ko-delesyonu: Oligodendrogliomun Moleküler İmzası

Kısaca açıklamak gerekirse 1p/19q ko-delesyonu, birinci kromozomun kısa kolunun ve on dokuzuncu kromozomun uzun kolunun birlikte kaybolması anlamına gelir. Sonuç olarak bu genetik değişiklik oligodendrogliomun ayırt edici özelliğini oluşturur ve başka hiçbir beyin tümörü türünde aynı kombinasyon görülmez. Üstelik söz konusu belirtece sahip tümörler hem kemoterapiye hem de radyoterapiye belirgin biçimde daha duyarlı yanıt verir.

1p/19q Ko-delesyonu Neden İyi Haberdir?

Patoloji raporunuzda 1p/19q ko-delesyonu saptanması, tümörünüzün kemoterapiye güçlü yanit verme potansiyeline işaret eder. Araştırmalar, bu belirteçi taşıyan hastaların taşımayanlara kıyasla anlamli ölçüde daha uzun yaşam süresine ulaştığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle doktorunuzdan moleküler test sonuçlarını mutlaka talep edin.

TERT Promotor Mutasyonu ve Diğer Belirteçler

Dikkat çekici bir şekilde oligodendrogliomların büyük çoğunluğu aynı zamanda TERT promotor mutasyonu taşır. Sonuç olarak bu mutasyon telomeraz aktivitesini artırarak tümör hücrelerinin ömrünü uzatır. Buna ek olarak, MGMT promotor metilasyonu da oligodendrogliomlarda yaygın olarak bulunur ve böylece alkilleyici ajanlara (temozolomid gibi) karşı duyarlılığı gösterir.

Oligodendrogliom Belirtileri

Klinik Tablo ve İlk Başvuru Semptomlari

Klinik açıdan en dikkat çekici nokta şudur: oligodendrogliomun en karakteristik özelliği, hastaların büyük çoğunluğunda epileptik nöbetlerle kendini göstermesidir. Gerçekten de hastaların yüzde 50 ile 80’inde ilk bulgu nöbettir. Bunun sebebi tümörün kortikal yerleşimleri tercih etmesidir ve bu durum yüksek nöbet oranını açıklar. Ayrıca nöbetler yıllarca tek semptom olarak kalabilir; ancak zamanla diğer belirtiler de ortaya çıkabilir.

Fokal veya jeneralize epileptik nöbetler
Progresif bas agrisi (sabaha karşı belirginleşen)
Kişilik ve davranis değişiklikleri
Konuşma ve dil bozuklukları (afazi)
Kol veya bacakta ilerleyen güçsüzlük
Bilişsel yavaşlama ve dikkat bozukluğu
Görsel alan kayıpları
Bulanti ve kusma (kafaici basinca bagli)
Bellek sorunları ve unutkanlık
Denge ve koordinasyon bozukluğu
Nöbetleri Ciddiye Alın

Yetişkinlikte yeni başlayan bir epileptik nöbeti mutlaka beyin görüntülemesi ile değerlendirmelisiniz. Nöbetler bazen tümörün tek belirtisi olarak yıllarca sürebilir. Erken tanı sayesinde tedavi seçenekleriniz genişler ve prognozunuz olumlu yönde iyileşir. Bu yüzden vakit kaybetmeden bir beyin cerrahı ile görüşmenizi öneriyoruz.

Tümör Yerleşimine Göre Belirtiler

Frontal lob yerleşimli oligodendrogliomlarda kişilik değişiklikleri ve karar verme güçlüğü ön plana çıkar. Buna karşın temporal lob tümörlerinde hafıza sorunları ve dil bozuklukları belirginleşir. Öte yandan parietal lob tutulumunda duyu kayıpları ve uzaysal algı bozukluğu kendini gösterir. Bu konuda daha fazla bilgi için beyin tümörlerinin hafızaya etkisi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Oligodendrogliom Tanı Yöntemleri

Dört Aşamalı Tanı Protokolü

Oligodendrogliom tanısında klinik şüphe ile başlayan süreç, gelişmiş nörogörüntüleme ve nihayetinde moleküler patolojiyle kesinleşir. WHO 2021 sınıflandırması, histolojik görünümün tek başına yeterli olmadığını, moleküler testlerin zorunlu olduğunu net biçimde vurgulamaktadır.

1
Nörolojik Değerlendirme ve Öykü

Nöbet özellikleri, bilişsel değişiklikler ve nörolojik muayene bulguları tümörün yerleşim yerine dair ilk ipuçlarını sunar. Özellikle yetişkinlikte ilk kez gelişen nöbet, mutlaka görüntüleme ile desteklenmelidir.

2
Kontrastlı Kraniyal MR

Oligodendrogliom MR’da karakteristik bulgular verir: T2 ve FLAIR sekanslarında hiperintens sinyal, sıklıkla kortikal-subkortikal yerleşim ve kalsifikasyon. Nöronavigasyon için gerekli uc boyutlu rekonstrüksiyonları da bu çekimden elde ederiz.

3
Cerrahi Biyopsi veya Rezeksiyon

Kesin tanı için doku örneği şarttır. Stereotaktik biyopsi veya açık cerrahi rezeksiyon ile elde edilen örneği hem histopatolojik hem de moleküler incelemeye tabi tutarız.

4
Moleküler Profilleme (IDH + 1p/19q + TERT)

WHO 2021 kriterlerine göre oligodendrogliom tanısı koymak için IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonu birlikte saptanmalıdır. FISH, immunohistokimya ve DNA metilasyon profili ile bu belirteçleri belirleriz. Bu sonuç tedavi planını doğrudan yönlendirir.

Oligodendrogliom Evreleri: Grade 2 ve Grade 3

WHO 2021 sınıflandırmasına göre oligodendrogliomlar iki dereceye ayrılır. Her iki derece de IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonu taşır; ancak histolojik özellikleri ve biyolojik davranışları birbirinden farklılık gösterir. Bu derecelendirme tedavi stratejisini ve prognozu doğrudan belirler.

ÖzellikGrade 2 OligodendrogliomGrade 3 (Anaplastik) Oligodendrogliom
Büyüme hızıYavaş büyüyen, diffuz infiltranHızlı büyüyen, agresif seyir
Histolojik özellikDüşük mitotik aktiviteYüksek mitotik aktivite, nekroz, mikrovaskulerizasyon
Tipik başvuru yaşı30-50 yas40-60 yas
İlk tedavi yaklaşımiCerrahi; yüksek riskli olgularda RT + KTCerrahi + Radyoterapi + PCV kemoterapisi
Medyan sağkalım12-15+ yil10-14 yil
Kemoterapi yanıtıÇok iyi (1p/19q sayesinde)Çok iyi (1p/19q sayesinde)
Nüks sonrası seçenekTekrar cerrahi, RT veya KTTekrar cerrahi, re-irradyasyon, alternatif KT

Oligodendrogliom Tedavi Yöntemleri

Oligodendrogliomda tedavi stratejisi; tümörün derecesi, boyutu, yerleşim yeri, hastanın yaşı ve nörolojik durumu gibi çoklu değişkene göre şekillenir. Tedavi planını multidisipliner tümör konseyi (nöroşirürji, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, nöroradyoloji, nöropatoloji) birlikte belirler.

1. Maksimal Güvenli Cerrahi Rezeksiyon

Oligodendrogliomda tedavinin ilk ve en belirleyici adımı maksimal güvenli cerrahi rezeksiyondur. Tümörün mümkün olduğunca fazlasını çıkarmayı hedeflerken, konuşma, hareket ve duyusal fonksiyonların korunmasını önceliklendiririz. Araştırmalar, rezeksiyon oranının arttıkça hem sağkalımın hem de nöbet kontrolünün iyileştiğini tutarlı biçimde göstermektedir.

Özellikle eloquent (işlevsel açıdan kritik) bölgelere yakın tümörlerde uyanik beyin ameliyatı tekniğiyle hastanın konuşma ve hareket fonksiyonlarını ameliyat sırasında test ederiz. Mikrocerrahi teknikler, nöronavigasyon ve intraoperatif nöromonitorizasyon ile tümör sınırlarını milimetrik hassasiyetle belirleyerek sağlıkli dokuyu koruruz. Buna ek olarak, floresan kılavuzlu cerrahi de tümör kalıntısı riskini en aza indirir.

2. Radyoterapi

Radyoterapi kararını tümörün derecesine ve risk faktörlerine göre veririz. Buna göre Grade 3 oligodendrogliomlarda cerrahi sonrası radyoterapiyi standart olarak uygularız. Öte yandan düşük dereceli olgularda 40 yaş üstü, subtotal rezeksiyon veya nörolojik defisit varlığı gibi yüksek risk faktörleri mevcutsa radyoterapiyi protokole dahil ederiz.

  • Konform radyoterapi: Tümör yatağına odaklı 50.4-54 Gy dozunda uygularız ve böylece çevredeki sağlıklı beyin dokusunu maksimum düzeyde koruruz.
  • Proton tedavisi: Özellikle genç hastalarda radyasyonun uzun vadeli bilişsel etkilerini azaltmak amacıyla değerlendirdiğimiz modern bir alternatiftir.
  • Ertelenmiş radyoterapi: Düşük riskli Grade 2 hastalarda radyoterapiyi erteleyerek yaşam kalitesini koruma stratejisini benimseyebiliriz.

3. Kemoterapi: PCV Protokolü ve Temozolomid

Kuşkusuz oligodendrogliom, 1p/19q ko-delesyonu sayesinde kemoterapiye son derece duyarlı bir tümör türüdür. Nitekim bu özellik, oligodendrogliommu diğer diffuz gliomlardan ayıran en büyük avantajdır. Günümüzde iki temel kemoterapi rejimi tercih edilir:

  • PCV (Prokarbazın + Lomustin + Vinkristin): Grade 3 oligodendrogliomlarda radyoterapi sonrası standart rejimdir. RTOG 9402 ve EORTC 26951 çalışmaları, PCV eklemesinin sağkalımı yıllarca uzattığını kanıtlamıştır.
  • Temozolomid (TMZ): Oral kullanım kolaylığı ve daha az yan etkisi nedeniyle bazı merkezlerde alternatif olarak tercih edilir. Ancak Grade 3 olgularda PCV’nin sağkalım verileri daha güçlüdür.
Tedavi Karari Nasıl Verilir?

Oligodendrogliomda tedavi planını tek bir hekim değil, multidisipliner tümör konseyi belirler. Bu konseyden nöroşirürji, radyasyon onkolojisi, medikal onkoloji, nöroradyoloji ve nöropatoloji uzmanları birlikte karar alır. Deneyimli bir beyin cerrahının liderliğinde yapılan değerlendirme, tedavi başarısını doğrudan etkiler.

Oligodendrogliom ve Astrositom Arasındaki Farklar

Oligodendrogliom ve astrositom aynı gliom ailesine ait iki farklı tümör türüdür. Her ikisi de IDH mutasyonu taşıyabilir; ancak moleküler profilleri, tedaviye yanıtları ve prognozları birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Aşağıdaki tabloda bu farkları karşılaştırmalı olarak inceleyebilirsiniz:

ÖzellikOligodendrogliomAstrositom (IDH-mutant)
Moleküler imzaIDH mutant + 1p/19q ko-delesyonIDH mutant + ATRX kaybı + TP53 mutasyonu
Hucre kökeniOligodendrosit hücreleriAstrosit hücreleri
Tipik yerleşimKortikal-subkortikal, frontal ağırlıklıDerin beyaz cevher, frontal ve insular bölge
KalsifikasyonSik (tümörün ayırt edici özelliği)Nadir
Kemoterapi yanıtıÇok iyi (1p/19q avantajı)Orta derecede
Medyan sağkalım (Grade 2)12-15+ yil8-10 yil
Malign dönüşüm riskiDüşük-orta (GBM’ye dönüşmez)Orta-yüksek (sekonder GBM riski)
Nöbet sıklığıÇok yüksek (%50-80)Yüksek (%40-60)

Tablodaki verilerden de anlaşılacağı üzere, oligodendrogliomlar kemoterapiye duyarlılık ve sağkalım açısından astrositomlara göre belirgin avantaj sunar. Özetle bu fark, temelde 1p/19q ko-delesyonunun var olmasından kaynaklanır. Dolayısıyla bu genetik özellik, kemoterapi etkinliğini ciddi ölçüde artırır.

Oligodendrogliom Yaşam Süresi ve Prognoz

Prognozu Yönlendiren Değişkenler

Her şeyden önce oligodendrogliomda yaşam süresi; tümörün WHO derecesi, cerrahi rezeksiyonun kapsamı, 1p/19q ko-delesyonu statüsü, hastanın yaşı ve performans durumu gibi birbiriyle bağlantılı değişkenlere göre şekillenir. Sevindirici olan şu ki, oligodendrogliomlar diğer diffuz gliomlara göre çok daha iyi prognoza sahiptir.

Grade 2 + Total Rezeksiyon + RT/KT>15 yil
Grade 2 + Subtotal Rezeksiyon~12 yil
Grade 3 + Cerrahi + RT + PCV~14 yil
Grade 3 + Cerrahi + Sadece RT~7 yil
1p/19q ko-delesyonsuz diffuz gliom~5-8 yil

Yukarıdaki verilerden açıkça görüldüğü gibi, PCV kemoterapisi eklenmesi özellikle Grade 3 oligodendrogliomlarda sağkalımı neredeyse iki katına çıkarmaktadır. Hiç kuşkusuz bu sonuç, 1p/19q ko-delesyonunun kemoterapi duyarlılığına kattığı değerden kaynaklanır.

İstatistikleri Nasıl Okumalsiniz?

Sağkalım istatistikleri büyük hasta gruplarını yansıtan ortalama değerlerdir. Bireysel prognozunuz bu ortalamaların üstünde veya altında kalabilir. Hekiminiz, sizin veya yakınınızın özgül durumuna ilişkin en doğru değerlendirmeyi sunabilecek kişidir. Istatistiklere takılmak yerine tedavi planınıza güvenmeniz daha yapıcı bir yaklaşım olacaktır.

Ameliyat Sonrası Süreç ve Uzun Dönem Takip

Takipte Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Düzenli MR kontrolü: İlk 5 yılda 3-6 aylık aralıklarla, ardından yıllık kontrastlı kraniyal MR çekeriz. Oligodendrogliom yavaş büyüdüğü için geç dönem nükslerini de göz önünde bulundururuz.
  • Nöbet yönetimi: Antiepileptik ilaç tedavisini çoğu hastada uzun süre devam ettiririz. Ayrıca ilaç seçimini ve dozajını epilepsi uzmanı ile birlikte belirleriz.
  • Nörokognitif izlem: Radyoterapi sonrasında dikkat, hafıza ve işleme hızında yavaşlama gelişebilir. Bu nedenle düzenli nöropsikometrik değerlendirme öneriyoruz.
  • Hormonal denge: Radyoterapinin hipotalamo-hipofizer aksa etkisi nedeniyle endokrin bozukluklar ortaya çıkabilir.
  • Psikososyal destek: Kronik hastalık süreci kaygı ve depresyon riskini artırdığından psikolojik danışmanlık tedavinin ayrılmaz parçasını oluşturur.

MR Takip Takvimi

Standart izlem protokolümüz şöyledir: İlk iki yılda 3-4 aylık aralıklarla, 3.-5. yıllar arasında 6 aylık aralıklarla, ardından yıllık kontrastlı kraniyal MR çekeriz. Bunun yanı sıra endokrin, nöropsikiyatrik ve nörolojik semptom takibini de her vizitte gerçekleştiririz. Nüks şüphesi durumunda ise PET-CT‘yi ek değerlendirme aracı olarak kullanırız.

Uzman Görüşü Alın

Oligodendrogliom tanı ve tedavi sürecinde yanınızdayım. İkinci görüş almak veya randevu oluşturmak için benimle iletişime geçebilirsiniz.

Randevu Al

Sık Sorulan Sorular

Oligodendrogliom, beyindeki oligodendrosit hücrelerinden köken alan diffuz bir gliom türüdür. WHO 2021 sınıflandırmasına göre tanı koymak için IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonunun birlikte bulunması zorunludur. Grade 2 ve Grade 3 olarak derecelendirilir ve diğer diffuz gliomlara kıyasla daha iyi prognoza sahiptir.

En sık başvuru semptomu epileptik nöbetlerdir ve hastaların yüzde 50-80’inde ilk bulgu olarak karşımıza çıkar. Buna ek olarak bas agrisi, kişilik değişiklikleri, konuşma bozukluğu ve kol veya bacakta güçsüzlük görülebilir. Tümörün yavaş büyüme özelliği nedeniyle belirtiler yıllar içinde kademeli artış gösterir.

Kısaca açıklamak gerekirse bu ko-delesyon, birinci kromozomun kısa kolunun ve on dokuzuncu kromozomun uzun kolunun birlikte kaybolmasıdır. Sonuç olarak bu genetik değişiklik oligodendrogliomun moleküler imzasını oluşturur. Aynı zamanda söz konusu belirtece sahip tümörler kemoterapiye ve radyoterapiye belirgin biçimde daha duyarlı yanıt verir ve daha uzun sağkalım sunar.

Tedavinin temelini maksimal güvenli cerrahi rezeksiyon oluşturur. Ameliyat sonrasında tümörün derecesine ve risk faktörlerine göre radyoterapi ve kemoterapi (PCV veya temozolomid) eklenir. Grade 3 oligodendrogliomlarda cerrahi sonrası radyoterapi ve PCV kemoterapisi standart yaklaşımdır.

Oligodendrogliomlar diğer diffuz gliomlara kıyasla çok daha iyi prognoza sahiptir. Grade 2 oligodendrogliomlarda medyan sağkalım 12-15 yılı asabilirken, Grade 3 olgularda PCV kemoterapisi ile bu süre 10-14 yıl civarındadır. 1p/19q ko-delesyonunun varlığı prognozu belirgin şekilde iyileştirir.

Ameliyat ve Prognoza Dair Sorular

Her iki tümör de IDH mutasyonu taşıyan diffuz gliomlardir. Ancak oligodendrogliom 1p/19q ko-delesyonu taşırken, astrositom ATRX kaybı ve TP53 mutasyonu gösterir. Bu moleküler fark prognoz ve tedavi yanıtıni doğrudan etkiler; oligodendrogliomlar kemoterapiye daha duyarlıdır ve genel olarak daha iyi sağkalım sunar.

Her beyin ameliyatı belirli riskler taşır. Ancak günümüz mikrocerrahi teknikleri, nöronavigasyon ve intraoperatif nöromonitorizasyon sayesinde bu riskleri önemli ölçüde azaltabiliriz. Özellikle uyanik beyin ameliyatı ile konuşma ve hareket fonksiyonlarını koruyarak tümör çıkarımı başarılı şekilde gerçekleştiririz.

Evet, oligodendrogliom yıllar içinde nüks edebilir veya daha yüksek dereceye dönüşebilir. Ancak 1p/19q ko-delesyonlu tümörler nüks ettiklerinde bile kemoterapiye yanit vermeye devam eder. Bu nedenle düzenli MR takibi yaşam boyu devam etmelidir.

Sonuç

Sonuç olarak oligodendrogliom; IDH mutasyonu ve 1p/19q ko-delesyonu ile tanımlanan, kendine özgü biyolojik davranışı olan bir diffuz gliom türüdür. Nitekim bu moleküler özellikler, oligodendrogliommu hem kemoterapiye hem de radyoterapiye çok duyarlı kılar ve böylece diğer diffuz gliomlara kıyasla belirgin biçimde daha iyi prognoz sunar.

Bu bağlamda prognozu şekillendiren en güçlü değişkenler arasında maksimal güvenli cerrahi rezeksiyon, uygun zamanlamalı adjuvan tedavi ve düzenli izlem yer alır. Dolayısıyla yüksek hacimli bir nöroşirürji merkezinde multidisipliner ekip tarafından değerlendirme bu tanıda atılacak en kritik adımdır. Şüphesiz ikinci görüş almak ve güncel protokollere erişmek her hastanın hakkıdır. Oligodendrogliom yolculuğunuzda size rehberlik etmekten memnuniyet duyarım.

Tıbbi Sorumluluk Reddi: Bu makaleyi yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırladık; bireysel tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Her hastanın durumu özgündür; bu nedenle tüm tıbbi kararları nitelikli bir sağlık profesyoneli vermelidir.

Paylaş
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK