Tahmini okuma süresi: 1 dakika

Beyin, insan vücudunun yönetim merkezidir. Ancak bu karmaşık yapının bazı noktaları diğerlerinden daha fazla risk taşır. Özellikle “Serebellopontin Köşe” adı verilen bölge bu riskli alanların başında gelir. Burada gelişen kitlelere tıp dünyası Köşe Tümörü adını verir. Ayrıca literatürde bu hastalığı Vestibüler Schwannoma veya Akustik Nörinom olarak da görürüz. Bu tümörler genellikle iyi huylu karakter sergiler. Yani kanser hücreleri gibi vücuda yayılmazlar. Buna rağmen yerleşim yerleri nedeniyle ciddi sorunlar yaratırlar. Çünkü büyürken hayati fonksiyonları yöneten sinirleri ezerler.
Bu rehberde hastalığın her detayını inceleyeceğiz. Belirtilerden tanıya, cerrahi yöntemlerden iyileşme sürecine kadar her şeyi öğreneceksiniz. Özellikle Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak’ın uyguladığı ileri cerrahi teknikleri keşfedeceksiniz.
Köşe Tümörü (Vestibüler Schwannoma) Tam Olarak Nedir?
Bu tümör beyincik ile beyin sapı arasındaki dar bir açıda büyür. Burası beynin en işlek kavşaklarından biridir. Aslında tümörün ismi biraz yanıltıcıdır. Çünkü tümör işitme sinirinden değil, denge sinirinden köken alır. Denge sinirini saran bir kılıf vardır. Bu kılıfı Schwann hücreleri oluşturur. Normalde bu hücreler sinirleri korur. Ancak bazen bu hücreler kontrolden çıkar. Sonuç olarak gereksizce çoğalırlar ve bir kitle oluştururlar.
Tümör genellikle çok yavaş büyür. Yılda ortalama 1-2 milimetre ilerler. Hatta bazen büyüme tamamen durur. Ancak bazı vakalar farklı seyreder. Tümör aniden hızla büyür. Önce iç kulak kanalını doldurur. Sonrasında beyin zarına doğru taşar. En sonunda beyin sapına baskı yapar. İşte bu noktada hayati tehlike başlar. Dolayısıyla erken teşhis büyük önem taşır.
Neden Oluşur? Genetik Bir Miras mıdır?
Bilim insanları bu konuda henüz net bir kanıt bulamadı. Vakaların büyük çoğunluğu “sporadik” olarak gelişir. Yani hastalık rastgele ortaya çıkar. Aileden gelen bir genetik geçiş söz konusu değildir. Ayrıca çevresel faktörler de kesin bir neden sunmaz. Örneğin cep telefonu kullanımı sıkça tartışılır. Ancak yapılan araştırmalar cep telefonunun tümör yaptığını kanıtlamaz.
Buna karşın çok önemli bir istisna vardır. Nörofibromatozis Tip 2 (NF2) adı verilen hastalık genetiktir. Bu hastalar farklı bir süreç yaşar. Genellikle tümör her iki kulakta birden gelişir. Yani hasta hem sağ hem sol tarafta tümör taşır. Üstelik belirtiler çok genç yaşta başlar. Bu nedenle ailesinde NF2 öyküsü olanlar genetik test yaptırmalıdır. Çünkü bu durum tedavi stratejisini tamamen değiştirir.
Randevu Al
Hemen bugün Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak ile randevunuzu planlayın ve daha sağlıklı bir yaşama doğru ilk adımınızı atın.
Vücudunuz Hangi Sinyalleri Verir?
Tümör çok sinsi ilerler. Beyin, yavaş büyüyen bu kitleye uyum sağlar. Bu nedenle hastalar belirtileri hemen fark etmez. Genellikle şikayetleri başka nedenlere bağlarlar. Oysa vücut sürekli sinyal verir.
1. İşitme Kaybı (İlk ve En Sık Görülen İşaret)
Hastaların neredeyse %95’i bu sorunu yaşar. Genellikle kayıp tek taraflıdır. Hasta, telefonla konuşurken cihazı diğer kulağına götürür. Ayrıca kalabalık ortamlarda zorlanır. Çünkü arka plan gürültüsü konuşmaları bastırır. Özellikle kadın sesi veya çocuk sesi gibi tiz sesleri duyamaz. Maalesef birçok hasta bunu yaşlılığa bağlar. Ancak doktora gitmek için beklememek gerekir.
2. İnatçı Kulak Çınlaması (Tinnitus)
İşitme kaybından bile önce başlayabilir. Hasta kulağında sürekli bir ses duyar. Bazen bu ses bir makine uğultusuna benzer. Bazen de ince bir zil sesini andırır. Geceleri etraf sessizleşince ses daha da artar. Sonuç olarak hasta uyku problemleri yaşar. Bu durum psikolojik olarak da kişiyi yıpratır.
3. Denge Bozukluğu ve Sersemlik
Tümör denge sinirini bozar. Buna rağmen şiddetli baş dönmesi (vertigo) nadirdir. Çünkü beyin diğer denge merkezlerini devreye sokar ve durumu telafi eder. Hasta daha çok bir “sarhoşluk hissi” yaşar. Yürürken hafifçe yana kayar. Sanki yer ayağının altından kayıyor gibi hisseder. Özellikle karanlıkta yürümek imkansızlaşır. Çünkü gözler dengeye yardım edemez.
4. Yüzde Uyuşma ve Karıncalanma
Tümör büyüdükçe komşu sinirlere değer. Özellikle Trigeminal sinir bu baskıdan etkilenir. Bu sinir yüzün duyusunu taşır. Hasta yüzünü yıkarken yanağında bir gariplik hisseder. Sanki diş hekimi iğne yapmış gibi bir uyuşukluk oluşur. Bazen de yüzüne elektrik çarpar gibi ani ağrılar girer.
5. Yüz Felci ve Güçsüzlük
Bu belirti genellikle ileri evrede ortaya çıkar. Tümör yüz hareketlerini sağlayan Fasiyal siniri sıkıştırır. Hasta göz kapağını kapatmakta zorlanır. Gülümserken dudak kenarı kayar. Ayrıca gözde kuruma başlar. Bu aşama artık tümörün çok büyüdüğünü gösterir.

Tanı Yöntemleri: Doktorlar Hastalığı Nasıl Tespit Eder?
Tanı koymak için sadece şikayetleri dinlemek yetmez. Doktorlar ileri teknoloji kullanır. Süreç adım adım ilerler.
İlk Olarak Odyometri (İşitme Testi) Yaparlar: Uzmanlar sizi ses geçirmez bir kabine alır. Farklı frekanslarda sesler dinletirler. Köşe tümörü hastaları tiz sesleri duyamaz. Ayrıca “Konuşmayı Ayırt Etme Skoru” düşer. Yani hasta sesi duyar ama kelimeleri anlayamaz. Bu bulgu doktoru şüphelendirir.
Ardından Manyetik Rezonans (MRG) İsterler: Kesin tanıyı bu yöntem koyar. Doktorlar mutlaka “Kontrastlı (İlaçlı) MR” çeker. Damardan gadolinyum maddesi verirler. Tümör bu maddeyi tutar ve filmde parlar. MRG tümörün milimetrik boyutunu gösterir. Ayrıca tümörün sinirlerle ilişkisini netleştirir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) ise genellikle kemik yapıyı görmek için çekilir. Ancak yumuşak dokuyu göstermede MRG kadar başarılı değildir.
Tedavi Kararını Hangi Kriterler Belirler?
Her köşe tümörü hastası hemen ameliyat masasına yatmaz. Beyin cerrahı hastaya özel bir plan hazırlar. Karar verirken birçok faktörü değerlendirir. Öncelikle tümörün boyutuna bakar. Sonra hastanın yaşına odaklanır. Ayrıca mevcut işitme seviyesi de önemlidir. Genel sağlık durumu da süreci etkiler.
1. Aktif İzlem (Takip Et ve Gör)
Doktorlar bazen beklemeyi seçer. Çünkü bazı tümörler büyüme göstermez. Yıllarca aynı boyutta kalır.
- Eğer tümör çok küçükse.
- Hasta ileri yaştaysa.
- Ciddi kalp veya akciğer hastalığı varsa.
- İşitme kaybı henüz yoksa. Bu durumlarda doktorlar müdahale etmez. Sadece 6 ayda bir MR çekerler. Eğer büyüme yoksa takip devam eder.
2. Radyocerrahi (Gamma Knife veya CyberKnife)
Bu yöntem cerrahi içermez. Yani kafa tası açılmaz. Doktorlar yüksek dozda ışın kullanır.
- Hasta sabah gelir, işlem yapılır ve akşam evine döner.
- Cihaz, ışınları doğrudan tümöre odaklar.
- Işınlar tümörün DNA yapısını bozar.
- Böylece tümör büyümeyi durdurur. Hatta zamanla büzüşür.
- Ancak bu yöntem tümörü yok etmez, sadece kontrol altına alır.
- Genellikle 3 cm’den küçük tümörlere uygularlar. Çünkü büyük tümörlerde beyin ödemi riski vardır.
3. Mikrocerrahi (Tümörün Çıkarılması)
En kesin çözüm budur. Cerrahlar tümörü tamamen vücuttan uzaklaştırır.
- Eğer tümör büyümeye devam ediyorsa.
- Boyutu 3 cm’yi geçmişse.
- Beyin sapına baskı yapıyorsa.
- Denge bozukluğu hastayı zorluyorsa.
- Hasta gençse ve uzun bir ömür beklentisi varsa. Bu durumlarda cerrahi kaçınılmaz olur.
Cerrahi Yaklaşımlar: Cerrah Hangi Yolu Seçer?
Beyin cerrahları tümöre ulaşmak için farklı yollar kullanır. Bu seçim tümörün yerine ve boyutuna göre değişir.
Retrosigmoid Yaklaşım (Kulak Arkası): En sık bu yöntemi kullanırlar. Cerrah kulağın arkasından kafatasına girer. Beyinciği hafifçe kenara çeker. Böylece tümörü ve sinirleri net görür. Bu yöntemin en büyük avantajı işitmeyi koruma şansıdır. Ayrıca yüz siniri de güvendedir. Her boyuttaki tümör için bu yolu tercih ederler.
Translabirentin Yaklaşım (Kulak İçinden): Bu ameliyata KBB uzmanı ve Beyin Cerrahı birlikte girer. Kulak arkasındaki kemiği oyarlar. İç kulak yapılarını tamamen alırlar. Bu nedenle hasta işitmesini tamamen kaybeder. Ancak yüz sinirine ulaşmanın en güvenli yolu budur. Zaten işitmesi olmayan hastalarda bu yöntemi kullanırlar. Beyne hiç dokunmadan tümörü alırlar.
Orta Fossa Yaklaşımı (Üstten Giriş): Cerrah kulağın üst kısmından girer. Bu yöntem sadece çok küçük tümörler için uygundur. Amaç işitmeyi %100 korumaktır. Ancak teknik olarak zordur. Sadece iç kulak kanalı içindeki tümörlere yaparlar.
Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak ve Cerrahi Ustalık
Köşe tümörü cerrahisi sıradan bir beyin ameliyatı değildir. Bölge çok dardır ve hata kabul etmez. Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak bu alanda özel bir tecrübeye sahiptir. Kendisi “Kafa Tabanı Cerrahisi” prensiplerini uygular. Ameliyatlarında daima en son teknolojiyi kullanır.
İntraoperatif Nöromonitörizasyon (Canlı Sinir Takibi): Bu teknoloji cerrahın işini güvenli hale getirir. Ekip, hasta uyurken yüz kaslarına elektrotlar yerleştirir. Özel bir bilgisayar sinirleri saniye saniye dinler. Prof. Dr. Albayrak tümöre dokunduğunda cihaz çalışır. Eğer cerrah yüz sinirine yaklaşırsa cihaz sesli uyarı verir. Doktor hemen durur ve yön değiştirir. Bu sayede yüz felci riski minimuma iner.
Mikroşirürjikal Diseksiyon Tekniği: Prof. Dr. Albayrak güçlü mikroskoplar altında çalışır. Tümörü asla çekip koparmaz. Önce tümörün içini boşaltır. Kitleyi küçültüp bir zar haline getirir. Sonra bu zarı sinirden nazikçe ayırır. Sinir üzerindeki kılcal damarları bile korur. Çünkü sinirin beslenmesi bozulursa işlevini kaybeder. Bu hassas çalışma iyileşme sürecini hızlandırır.
Randevu Al
Hemen bugün Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak ile randevunuzu planlayın ve daha sağlıklı bir yaşama doğru ilk adımınızı atın.
Ameliyat Sonrası İyileşme Yolculuğu
Hasta ameliyattan sonra uyanır. Peki sonraki günlerde neler yaşar? Süreç genellikle şöyle ilerler:
Yoğun Bakım Dönemi (İlk 24 Saat): Hasta bir gece yoğun bakım ünitesinde kalır. Hemşireler tansiyonu sürekli takip eder. Bilinç durumunu kontrol ederler. Ayrıca kontrol amaçlı bir Tomografi çekerler. Her şey yolundaysa ertesi sabah servise çıkarırlar.
Servis ve Hastane Süreci (1-5. Gün): Hasta odaya gelir gelmez hareketlenir. Fizyoterapistler hastayı erkenden yürütür. İlk yürüyüşte baş dönmesi olur. Bu durum çok normaldir. Çünkü denge merkezi yeni duruma alışmaya çalışır. Hasta sondadan kurtulur ve yemek yemeye başlar. Ağrı kesicilerle konfor sağlanır. Genellikle 4. veya 5. gün taburcu ederler.
Evde İyileşme: Hasta evine döner. Yaklaşık 10 gün sonra dikişlerini aldırır. Bu süreçte ağır kaldırmaz. Ikınmaktan kaçınır. Bol bol yürüyüş yapar. Denge sorunu genellikle 1 ay içinde tamamen düzelir. Beyin muazzam bir adaptasyon yeteneğine sahiptir.
Olası Riskler ve Komplikasyonlar
Her cerrahi işlem risk taşır. Hastanın bunları bilmesi gerekir.
- İşitme Kaybı: Sinir anatomik olarak korunsa bile işitme bazen kaybolur. Çünkü siniri besleyen damar spazm geçirebilir.
- Yüz Felci: En korkulan durumdur. Ancak nöromonitör kullanımı bu riski çok azaltır. Bazen geçici bir güçsüzlük olur. Fizik tedavi ile bu durum düzelir.
- BOS Kaçağı: Beyin suyu yara yerinden sızabilir. Bazen burundan su gelir. Doktorlar ek dikiş atarak veya belden sıvı alarak bunu durdurur.
- Baş Ağrısı: Kemik tozu veya kas kesisi ağrı yapar. İlaçlar bunu kontrol eder.
- Enfeksiyon: Nadir de olsa menenjit riski vardır. Antibiyotikler bunu engeller.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Hastalarımızın aklına takılan soruları derledik ve net cevaplar verdik.
Süre tümörün boyutuna göre değişir. Ortalama 4 ile 8 saat arasında sürer. Bu bir hız yarışı değildir. Sabır ve dikkat gerekir.
Evet, bir kesi izi olur. Ancak saçlar uzayınca bu izi örter. Cerrahlar estetik dikiş atar. Dışarıdan bakınca dikkat çekmez.
Eğer cerrah tümörü tamamen çıkarırsa tekrar etmez. Ancak bazen sinire yapışık küçük bir parça bırakırlar. Amaç yüz sinirini korumaktır. Bu parça düzenli takip edilir. Gerekirse ışın tedavisi uygularlar.
Masa başı çalışanlar 1 ay sonra işe başlar. Fiziksel güç gerektiren işlerde çalışanlar 2 ayı beklemelidir. Denge tam olarak oturmalıdır.
Ameliyattan sonraki ilk 1 ay uçuş önermeyiz. Kabin basıncı sorun yaratabilir. Doktorunuzdan onay almalısınız.
Hayır, bilimsel veriler bunu desteklemez. Telefon kullanımı güvenlidir. Ancak ameliyatlı kulak hassas olabilir.
Evet, çözümsüz değildir. Sinir transferi ameliyatları yaparlar. Dil sinirini veya çiğneme sinirini yüz sinirine bağlarlar. Böylece yüz tekrar hareket kazanır.
Sağlığınız İçin Harekete Geçin
Köşe tümörü ciddi bir durumdur. Ancak tedavisi mümkündür. Günümüzde teknoloji cerrahların elini güçlendirmiştir. MR cihazları tümörü milimetrik yakalar. Mikroskoplar en ince detayı gösterir. Nöromonitörler sinirleri korur.
En kritik adım doğru doktoru seçmektir. Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak gibi deneyimli cerrahlar süreci profesyonelce yönetir. Size en uygun tedavi yolunu gösterir. Erken tanı hayat kurtarır. İşitme kaybını basite almayın. Kulak çınlamasını önemseyin. Sağlığınız her şeyden değerlidir.
Hemen Randevu Planlayın
Aşağıdaki butona tıklayarak Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak‘ın uygun zaman dilimlerini görüntüleyebilir ve randevunuzu oluşturabilirsiniz.




