Parkinson Tedavisinde Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili) Uygulaması

Paylaş

Parkinson hastalığı zorlu bir süreçtir. Parkinson beyin pili tedavisi ise bu süreçte umut sunar. Bu nörolojik durum, beyinde dopamin eksikliği yaratır. Dopamin, hareketlerimizi koordine eden önemli bir kimyasaldır. Eksikliğinde hareketler yavaşlar. Elde veya ayakta titremeler başlar. Kaslar sertleşir. İlaçlar başlangıçta bu belirtilere çok iyi yanıt verir. Ancak, hastalık ilerledikçe ilaçların etkisi azalabilir. Bazen de ilaçlar şiddetli yan etkilere neden olabilir. İşte bu noktada modern tıp devreye girer. Derin Beyin Stimülasyonu (DBS), yani beyin pili, etkili bir cerrahi seçenektir. Bu tedavi, hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda artırabilir. Bu yazı, beyin pili tedavisinin detaylarını ve kimler için uygun olduğunu açıklayacaktır.

Parkinson Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Parkinson, ilerleyici bir hareket bozukluğu hastalığıdır. Beynin “substantia nigra” adı verilen bir bölgesini etkiler. Bu bölge, hareket akıcılığını sağlayan dopamin hücrelerini barındırır. Parkinson hastalarında bu hücreler yavaş yavaş azalır. Dopamin üretimi düşünce, hareket sistemi sinyalleri bozulur. Bu durum, hastalığın tipik belirtilerine yol açar. Doktorlar bu hastalığı genellikle 60 yaş üstü bireylerde görür. Fakat daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Parkinson’un Erken İşaretleri

Hastalık genellikle sinsi başlar. Hastalar veya yakınları ilk belirtileri çoğunlukla göz ardı eder. Örneğin, hasta koku alma duyusunda azalma (hipozmi) yaşayabilir. Aileler, el yazısında belirgin bir küçülme (mikrografi) görebilir. Uyku bozuklukları da önemli bir işarettir. Doktorlar, özellikle REM uykusu davranış bozukluğunu (RBD) dikkate almalıdır. Bu durumda kişi, rüyalarını fiziksel olarak yaşar (bağırma, hareket etme). Ayrıca, kabızlık ve depresyon da motor belirtilerden yıllar önce başlayabilir.

İlerleyen Motor Belirtiler

Hastalık ilerlediğinde, dört ana motor belirti ortaya çıkar. Bunlar:

  1. Titreme (Tremor): Genellikle istirahat halindeyken ortaya çıkar. Çoğunlukla tek bir elde başlar. Para sayma hareketi şeklinde tipiktir.

  2. Hareket Yavaşlığı (Bradikinezi): Hastanın günlük aktiviteleri yavaşlar. Düğme iliklemek, yürümeye başlamak gibi eylemler zorlaşır. Yüzde maske benzeri (hipomimi) bir ifade oluşabilir.

  3. Kas Sertliği (Rijidite): Kol ve bacak kaslarında bir sertlik hali oluşur. Doktor, muayenede bunu “dişli çark” belirtisi olarak hisseder. Bu sertlik ağrıya da neden olabilir.

  4. Denge Sorunları (Postüral İnstabilite): Hasta, hastalığın ileri evrelerinde denge kaybı ve düşmeler yaşar. Bu durum hastanın bağımsızlığını kısıtlar.

Bu belirtiler hastanın yaşamını ciddi şekilde zorlaştırır.

Parkinson Tedavisinde İlaçlar Neden Yetersiz Kalır?

Parkinson tedavisinin temel taşı ilaçlardır. Nörologlar, özellikle Levodopa’yı (L-dopa) altın standart olarak kabul eder. Levodopa, beyinde eksik olan dopamine dönüşür. Bu ilaç, hastalığın erken evrelerinde mucizevi bir etki yaratır. Hastaların motor belirtilerini hızla düzeltir.

Ancak, hastalığın ilerlemesi durmaz. Dopamin hücre kaybı devam eder. Yıllar geçtikçe vücut, Levodopa’ya farklı yanıt vermeye başlar. İlacın etki süresi kısalır. Doktorlar buna “etki sonu kötüleşmesi” der. Hastalar, bir sonraki ilaç dozuna kadar “kapanma” (off) yaşarlar. Kapanma durumunda belirtiler (titreme, donma) aniden geri döner. İlaç etki ettiğinde ise hasta “açılma” (on) yaşar.

Bu “on-off” dalgalanmaları hastanın yaşam kalitesini çok bozar. Ek olarak, ilacın uzun süreli kullanımı yan etkilere yol açar. En rahatsız edici yan etki diskinezi adı verilen istemsiz hareketlerdir. Bu durumda hasta, ilaçların en etkili olduğu zamanda bile kontrolsüz sallanma, kıvranma hareketleri yapar. İlaç dozu arttıkça diskinezi artar. Doz azaldığında ise Parkinson belirtileri kötüleşir. Hastalar bu ikilem arasında sıkışır kalır. Doktorlar, işte bu noktada cerrahi tedavileri, özellikle beyin pilini düşünmeye başlar.

Derin Beyin Stimülasyonu (Beyin Pili) Nedir?

Derin Beyin Stimülasyonu (DBS), halk arasında beyin pili olarak bilinen gelişmiş bir cerrahi yöntemdir. Bu tedavi, beyne sürekli, düşük voltajlı elektrik sinyalleri gönderir. Parkinson belirtilerine neden olan anormal ve hatalı beyin aktivitelerini düzenler.

DBS, hastalığı ortadan kaldırmaz veya ilerlemesini durdurmaz. Ancak semptomları önemli ölçüde kontrol altına alır. Tıpkı bir kalp pilinin kalp ritmini düzenlemesi gibi çalışır. Beyin pili de beynin hareketle ilgili “bozuk” ritmini düzeltmeye yardımcı olur. Doktorlar bu yöntemi, ilaçlara yanıtın azaldığı veya yan etkilerin arttığı durumlarda kullanır.

Beyin Pili Nasıl Çalışır?

Beyin pili sistemi, beynin hareket kontrolüyle ilgili derin bölgelerini hedefler. Parkinson için bu hedefler genellikle Subtalamik Nükleus (STN) veya Globus Pallidus İnternus (GPi) olur. Beyin cerrahı, bu bölgelere milimetrik hassasiyetle çok ince elektrotlar (kablolar) yerleştirir. Bu elektrotlar, pil (jeneratör) tarafından üretilen elektrik akımlarını iletir. Bu akımlar, Parkinson’un neden olduğu hatalı sinyal ağlarını bloke eder. Sonuç olarak, hastanın titremesi, yavaşlığı ve sertliği azalır. En önemlisi, doktorlar bu ayarları dışarıdan bir cihazla (telemetri) programlayabilir. Doktorlar, ayarları her hastanın ihtiyacına göre optimize eder.

Sistemin Bileşenleri Nelerdir?

Beyin pili sistemi temel olarak üç parçadan oluşur:

  1. Elektrotlar (İletkenler): Beynin hedeflenen bölgesine yerleştirilen çok ince, yalıtımlı kablolardır.

  2. Jeneratör (Pil): Cihazın güç kaynağıdır. Cerrah, bunu genellikle göğüste, köprücük kemiğinin altına cilt altına yerleştirir. Küçük bir metal kutu şeklindedir.

  3. Uzatma Kabloları: Elektrotları jeneratöre bağlayan ve cilt altından (boyun ve baş üzerinden) geçirilen ince kablolardır.

Beyin Pili Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Beyin pili ameliyatı her Parkinson hastası için uygun bir seçenek değildir. Başarının anahtarı, doğru hasta seçimidir. Bu kararı tek bir doktor vermez. Multidisipliner bir Parkinson ekibi (nörolog, beyin cerrahı, psikiyatrist, nöropsikolog) hastayı birlikte değerlendirir.

İdeal Aday Profili

Genellikle aşağıdaki özelliklere sahip hastalar beyin pili için ideal adaylardır:

  • En az 4-5 yıllık Parkinson tanısı almış olmak.

  • İlaçlara (Levodopa) hâlâ iyi yanıt veriyor olmak. (Bu, sistemin çalışacağını gösterir).

  • İlaçlara rağmen şiddetli motor dalgalanmaları (“on-off” periyotları) yaşamak.

  • İlaçların neden olduğu şiddetli diskinezi (istemsiz hareketler) sorunu yaşamak.

  • İlaçlarla kontrol edilemeyen şiddetli titremeye sahip olmak.

  • Genel sağlık durumunun büyük bir beyin ameliyatını kaldırabilecek düzeyde olması.

  • Hastanın, bilişsel (hafıza, düşünme) fonksiyonlarını büyük ölçüde korumuş olması.

Kimler Bu Ameliyat İçin Uygun Değildir?

Bazı durumlar ameliyatın riskini artırır veya başarısını düşürür. Doktorlar, şu durumlarda beyin pilini genellikle önermez:

  • İleri düzeyde demans (bunama) veya bilişsel bozukluk olanlar.

  • Levodopa tedavisine hiç yanıt vermemiş hastalar (Bu durum, atipik bir Parkinsonizm türünü işaret edebilir).

  • Kontrol altına alınamayan ciddi psikiyatrik sorunları (ağır depresyon, psikoz) olanlar.

  • Ameliyatı kaldıramayacak kadar ciddi ek sağlık sorunları (kalp, akciğer yetmezliği) olanlar.

Beyin Pili Ameliyat Süreci Nasıl İşler?

Ameliyat süreci, detaylı bir hazırlık ve hassas bir cerrahi operasyon gerektirir. Doktorlar, hastaları bu süreç hakkında detaylıca bilgilendirir.

Ameliyat Öncesi Değerlendirme

Hasta, ameliyat kararı alındıktan sonra kapsamlı bir değerlendirmeden geçer. Radyoloji ekibi, hastanın detaylı beyin MR (Manyetik Rezonans) görüntülerini çeker. Bu görüntüler, ameliyat için bir yol haritası oluşturur. Nörolog ekibi, hastanın ilaçlı (açık) ve ilaçsız (kapalı) durumlarını video ile kaydeder. Nörolog ekibi, bu kayıtları ameliyatın başarısını objektif olarak ölçmek için kullanır. Nöropsikolog, hastanın hafıza ve düşünme fonksiyonlarını test eder.

Ameliyat Aşaması (Uyanık Cerrahi)

Cerrah, ameliyatın büyük bir kısmını hasta uyanıkken yapar. Bu, birçok hastayı endişelendirse de başarının anahtarıdır. Beyin dokusu ağrıyı hissetmez. Hastanın uyanık olması, cerrahın elektrotun doğru yerde olduğunu teyit etmesini sağlar.

  1. Çerçeve Takılması: Ameliyat sabahı cerrah, hastanın başına stereotaktik çerçeve adı verilen metal bir başlık takar.

  2. Hedefleme: MR görüntülerini ve çerçeveyi kullanarak elektrotun gireceği hedef noktayı (STN veya GPi) belirler. Bu çerçeveyi beynin üç boyutlu haritasını çıkarmak ve hedefi milimetrik olarak bulmak için kullanır.

  3. Uyanık Cerrahi: Başın üst kısmına küçük bir delik açar. İnce elektrotu hedefe doğru yavaşça ilerletir. Bu sırada nöroloji ekibi, hastayla sürekli iletişim halindedir. Hastadan elini açıp kapamasını, konuşmasını isterler. Nöroloji ekibi, elektrot hedefe yaklaştıkça test uyarıları verir. Ekip, hastanın titremesinin durduğu ve yan etki görülmeyen en iyi noktayı bulur.

  4. Pil Yerleştirme: Elektrotlar beyne sabitlendikten sonra, hasta genel anestezi (uyutulur) alır. Cerrah, göğüs bölgesine pil (jeneratör) yerleştirir. Uzatma kablolarını cilt altından geçirerek elektrotlara bağlar.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Programlama

Sağlık ekibi, hastayı ameliyattan sonra birkaç gün hastanede gözlem altında tutar. Doktorlar, pili genellikle hemen çalıştırmaz. Beyindeki ödemin ve iyileşmenin tamamlanması için yaklaşık 3-4 hafta bekler. Bu süre sonunda nörolog, hastayı polikliniğe çağırır ve ilk programlamayı yapar. Nörolog, özel bir cihaz (telemetri) kullanarak pilin ayarlarını yapar. Bu işlem tamamen ağrısızdır. Doğru ayarı bulmak bir süreçtir. Hastanın en iyi faydayı görmesi için birkaç kez programlama seansı gerekebilir.

  

Beyin Pili Tedavisinin Avantajları ve Beklentiler

Beyin pili tedavisinin sağladığı faydalar çok belirgindir. Hastaların “iyi” oldukları (açık) süre anlamlı derecede uzar. “Kötü” oldukları (kapalı) süre kısalır.

  • Bu tedavi, titreme, sertlik ve yavaşlıkta ciddi düzeyde azalma sağlar.

  • En önemli faydalardan biri, ilaçların neden olduğu diskinezi (istemsiz hareketler) azalmasıdır.

  • Semptomlardaki düzelme, hastaların yaşam kalitesini doğrudan yükseltir.

  • Birçok hasta, başkalarına bağımlı olmadan günlük işlerine (yemek yeme, giyinme, yürüme) geri dönebilir.

  • Ek olarak, hastaların ilaç ihtiyacı azalır. Birçok hasta ilaç dozunu %50 veya daha fazla oranda azaltabilir. İlaç dozunun azalması, ilaç yan etkilerinin de azalması anlamına gelir.

Ancak, beklentileri gerçekçi tutmak önemlidir. Beyin pili, Parkinson’un konuşma bozuklukları, donma (freezing) veya denge sorunları gibi bazı belirtilerine daha az etki edebilir.

Tedavinin Riskleri ve Güvenliği

Her cerrahi işlem gibi, beyin pili ameliyatı da belirli riskler taşır. Ancak teknoloji ve tecrübenin artmasıyla bu riskler minimum düzeydedir. Doktorlar, olası riskleri iki grupta inceler:

  1. Cerrahi Riskler: Her beyin ameliyatında olduğu gibi kanama riski vardır. Deneyimli merkezlerde bu risk %1 civarındadır. Enfeksiyon riski de mevcuttur ancak doktorlar bunu antibiyotik kullanımı ile kontrol altında tutar.

  2. Cihazla İlgili Riskler: Pilin veya kabloların cilt altında enfeksiyon kapma riski vardır. Nadiren de olsa kablolarda kırılma veya yerinden oynama olabilir. Pilin ömrü bittiğinde (pillerin tipine göre 3-5 yıl veya şarjlı pillerde 15-25 yıl) değiştirilmesi gerekir.

Bu tedavi, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) ve Avrupa otoritelerince onaylanmıştır. Uzun vadeli güvenliği ve etkinliği, The Michael J. Fox Foundation for Parkinson’s Research gibi saygın kurumların desteklediği birçok bilimsel çalışmayla kanıtlanmıştır.

Parkinson Beyin Pili Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Beyin pili Parkinson hastalığını tamamen iyileştirir mi?
Hayır. Beyin pili bir tedavi (kür) değildir, bir semptom kontrol yöntemidir. Hastalığın ilerlemesini durdurmaz. Ancak belirtileri yıllar boyunca çok etkili bir şekilde baskılayarak hastanın yaşam kalitesini korur.

Pil takıldıktan sonra ne zaman normal hayata dönerim?
Ameliyat sonrası hastanede kalış süresi genellikle birkaç gündür. Ancak pilin programlanması ve ideal ayarın bulunması birkaç hafta ila birkaç ay sürebilir. Hastalar genellikle 6-8 hafta içinde günlük aktivitelerine rahatlıkla döner.

Pilin ömrü ne kadardır? Pil nasıl değiştirilir?
Geleneksel pillerin ömrü 3-5 yıldır. Yeni nesil şarj edilebilir pillerin ömrü ise 15-25 yıla kadar uzayabilir. Pil değişimi gerektiğinde, bu çok basit bir işlemdir. Cerrah, lokal anestezi ile sadece göğüsteki jeneratörü (pili) değiştirir. Beyin ameliyatı tekrarlanmaz.

Beyin pili varken MR çektirebilir miyim?
Bu, takılan pilin modeline bağlıdır. Üreticiler, yeni nesil pillerin çoğunu “MR uyumlu” olarak üretmektedir. Ancak bu konuda doktorunuzdan net bilgi almalısınız. MR çekimi gerekirse, teknisyenin pili özel bir MR moduna alması veya kapatması gerekir.

Ameliyat sonrası ilaçları tamamen bırakacak mıyım?
Genellikle hayır. Amaç ilaçları tamamen bırakmak değil, ilaçların dozunu ve yan etkilerini azaltmaktır. Hastaların çok büyük bir kısmı ilaç dozunu önemli ölçüde azaltır. Ancak düşük bir dozda da olsa ilaca devam etmeleri gerekebilir.

Sonuç: Hareket Özgürlüğü İçin Bir Adım

Parkinson hastalığı, yönetilmesi gereken uzun bir yolculuktur. İlaç tedavisi bu yolculuğun ilk ve en önemli adımıdır. Ancak ilaçlar zamanla yetersiz kaldığında veya ciddi yan etkilere yol açtığında karamsarlığa kapılmamak gerekir. Modern tıp, Parkinson beyin pili gibi güçlü bir seçenek sunmaktadır.

Derin beyin stimülasyonu, hareket özgürlüğünü geri kazandırabilir. Hastaların bağımsızlığını artırır. Yaşam kalitesini belirgin şekilde yükseltir. Bu tedavi, doğru hasta seçimi ve deneyimli bir multidisipliner ekip gerektirir.

 Beyin pili ameliyatı konusunda uzmanlaşmış bir beyin cerrahisi ve nöroloji ekibinden bilgi alın. Bu tedavinin sizin için uygun olup olmadığını değerlendirmek, daha kaliteli bir yaşam sürmek için atacağınız en önemli adım olabilir.

Randevu için e-posta gönderin

info@drserdarbakialbayrak.com

Kliniklerimiz

Teşvikiye Mah. Hakkı Yeten Cad. No: 11 İç Kapı No: 2 Şişli/ İSTANBUL

63 ülkeden yüzlerce uluslararası hasta!

Hemen Randevu Planlayın

Aşağıdaki butona tıklayın ve Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak’ın uygun zamanlarını görüntüleyin. Böylece size en uygun randevuyu hızlıca oluşturabilirsiniz.

Paylaş
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK
Prof Dr. Serdar Baki ALBAYRAK